logo

17 Şubat 2020

BELEDİYELERİN YETKİLERİ KISITLANIYOR

CHP Adana
Milletvekili Burhanettin Bulut, TBMM’de ardı ardına çıkarılan yasaların
amacının ekonomiyi düzeltmek değil, Saray rejiminin devamını sağlamak olduğunu
kaydetti.  Bulut, devletin tüm
bürokrasisinin, tüm kurumlarının bir parti üyesi hâline getirildiğini söyledi.

(HABER MERKEZİ)- CHP Adana Milletvekili Burhanettin
Bulut, Coğrafi Bilgi Sistemleri Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapan
Kanun Teklifi’nin 36. Maddesi üzerinde söz aldı. İktidarın her yasayı “torba
yasa” olarak getirmesini ve torbaya bütçe açığını gidermek için rant vergileri
içeren maddeler koymasını eleştiren Bulut, bunun yanısıra kanun teklifinin
içerisine Saray’ı güçlendirecek yeni maddeler ilave edildiğini kaydetti.

31 Mart ve İstanbul seçimleri sonrası belediyelerin
yetkilerinin kısıtlandığını, gelirlerin merkezi hükümete aktarıldığını söyleyen
Bulut, “Bu yasanın içerisinde de bunlar mevcut. Başkanlık sisteminin en temel
prensibi yerel yönetimleri güçlendirmek ama bakıyorsunuz burada merkezî hükûmet
yetkileri aldığı gibi vergileri de kendi uhdesine almaya çalışıyor. Turizmde
konaklama vergisi, Kapadokya’da alan vergisi oluşturulması yine aynı anlayıştan
kaynaklı. Yerele, buradan alınan vergilerden herhangi bir ilave yapılmıyor. Bu
geçmiş iki yıl gibi, gelecek yıllarda da bu tür maddelerin tekrar Meclise
geleceği açık” dedi.

Burada temel hedefin ülkenin ekonomisini toparlamak
olmadığını; Saray rejiminin devamını sağlamak olduğunu kaydeden Bulut,
yapılanların temel devlet yönetim biçimine ve siyaset biçimine aykırı olduğunu
belirtti.  Halktan alınan verginin
demokrasiyle eş değer görüldüğüne dikkat çeken Bulut şöyle devam etti:

Eğer alınan vergi hakkaniyetliyse, eğer alınan vergi
sağlıklı biçimde harcanıyorsa, adil ve şeffaf ise o zaman demokrasi gelişir,
sosyal adalet gelişir. Aksi hâlde tam tersine döner ve işin kötüsü, imtiyazlı
bir heyet oluşur, imtiyazlı bir grup oluşur. Bunun adına biz “sarayın 5
müteahhidi” deriz, biri “sarayın çevresi” der ama sonuç
itibarıyla bir zümre oluşur ve bu zümre diğer kesimleri sosyal anlamda, siyasal
anlamda, hukuksal anlamda, ekonomik anlamda baskılar, baskı altına alır.
Burada, devletin kurumlarını ve yetkilerini devlet, millet adına değil de
AKP’nin menfaati adına alırsanız bu olur, alınan vergileri aidat olarak
alırsınız.

Saray rejiminin partili Cumhurbaşkanının depremle ilgili
vergi sorulduğunda muhalefet partisinin Genel Başkanına: “Harcanacak
yerlere harcadık, sana mı hesap vereceğim?” dediğini anımsatan Bulut, “Böyle
temel bir konuda eğer siz “Ben bunun hesabını vermem.” derseniz,
denetlemeden kendinizi uzak tutarsanız o zaman demokrasiyi sandıktan ibaret
sayarsınız; her seferinde ifade ettiğiniz gibi, 2 sandık arasında herhangi bir
sorgulamaya, herhangi bir denetlemeye itiraz edersiniz. Deprem vergisinin
nerede olduğunu, nereye harcandığını söylemezsiniz. İşsizliğin en yüksek olduğu
dönemde İşsizlik Fonunun nerede olduğunu, nereye kullanıldığını söylemezsiniz.
Şehitler için toplanan paranın izahını yapmazsınız. Varlık Fonunun içine
aldığınız Türk Hava Yolları, Vakıfbank, ÇAYKUR, BOTAŞ gibi kurumların hâl ve
gidişlerini bir sır olarak görürsünüz, bunların hepsini sır olarak açıklarsınız.
Tabii, burada, imam-cemaat meselesi gibi bakanlardan herhangi bir sorunun
cevabını alamıyorsunuz. Bakanlığa sorduğum bir soruya cevap olarak internet
sayfasından bir link gönderdiler” dedi.

DEVLET TÜM KURUMLARIYLA, BÜROKRATLARIYLA PARTİ ÜYESİ
HALİNE GETİRİLDİ

Yapılması gerekenin Kızılay konusunda yaşananların bir daha
tekerrür etmemesini sağlamak olduğunu belirten Bulut,  iktidarın TBMM’de Kızılay için bir araştırma
komisyonu kurulmasına onay vermemesini eleştirdi. Bulut, komisyon kurulmuş olsa
Kızılay’ın kurtarılacağını, kuruma zarar verildiğini bildirdi. Kızılay’ın,
sarayın Kızılay’ı, valinin sarayın valisi, TRT’nin sarayın sesi, yargının
sarayın yargısı, rektörün sarayın rektörü yapıldığını, İŞKUR’un AKP’nin il
başkanlarının emrine verildiğini, Devletin tüm bürokrasisinin, tüm kurumlarının
bir parti üyesi hâline getirildiğini kaydeden Bulut,  Türkiye’nin yolsuzlukta, 183 ülkeden 91’inci
ve 2013 ve 2019 yılında en hızlı düşen 3 ülkeden de birisi olduğunu belirtti.

Share
796 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.