Adana Güney Haber

Bir bütün olarak sınav ve tercilerin sonucu;

Bir bütün olarak sınav ve tercilerin sonucu;
İbrahim Ortaş
İbrahim Ortaş( iortas@cu.edu.tr )
148 views
28 Eylül 2021 - 15:23

İzleyebildiğim kadarı ile en az son 30 yıldır ortaöğretimde mezun olan öğrencilerin ancak %1’i kadarı üniversiteyi okuyabilecek kadar akademik bilgiye sahip. Bütün göstergeler, buna Ortaöğretim sınavları, PISA, ÖSYM sınavları dahil, ülkemizin öğrencilerinin OECD ülkeleri içinde son sırada yer aldığını, fen ve matematik sorularını anlama ve çözmede çok yetersiz kaldığını gösteriyor. Eğitim sisteminin analitik ve soyut düşünme becerisini kazandırmadığı, sınava dayalı eğitim sisteminin ezberci anlayışıyla çöktüğünü göstermektedir. Çok acilen fen okuryazarlığı temelli uygulamalı eğitime geçilmelidir. Meslek liseleri ile normal liselerin programları birbirinden ayrılarak üniversiteye yönelik eğitimin liselerde amaca uygun olarak yapılması sağlanmalı, yılsonu yetkinlik-olgunluk sınavlarının tekrar sisteme kazandırılması gerektiği görülmektedir.
Her ne kadar Türkiye’de 206 üniversite yıllık toplamda yaklaşık 1 milyona yakın öğrenciyi alacak kontenjana sahip olsa da öğrenciler tarafından birkaç üniversite ve birkaç bölüm dışında çok da farklı tercih yapmak istenmediği görülmektedir.
Tıp, diş hekimliği, hukuk ve mühendislik gibi alanlarda kontenjanların dolmamış olması ise her üniversitenin değil belirli niteliklere sahip üniversitelerin tercih edildiğini göstermektedir.
200 bin kontenjanın açıkta kalması yanında çok sayıda bölüm ve fakülteye tek bir öğrenci tercihi bile yapılmamış olması üniversitelerin, meslek yüksekokullarının, akademik kadro, alt yapı ve ihtiyaca göre planlama yapılmadan açıldığını gösteriyor. Son 20 yılda açılan çoğu üniversiteye, birim için yaptırılan bina, iç donatım, asgari düzeyde teknik malzeme alımı gibi çok ciddi yatırımlar yapılırken çoğu birimde alınan ekipman ve aletlerin çoğunluğunun, yeterli araştırmacı ve teknik eleman olmadığı için atıl vaziyete bulunması kaynakların doğru kullanılmadığının bir göstergesidir.

Öneri olarak;
Yılardır yapılan sınavlarda genelde ortaöğretimin sınava yönelik bir yarış olarak tasarlandığı görülmektedir. Asıl sorun ise genç nüfusu yoğun olan bir ülkenin gençlerinin geleceklerini ÖSYM sınavları üzerinde iyi bir meslek edinme yarışında aramasıdır. Öğrencilerin aileleri ilkokuldan itibaren çocuklarını yarışa hazırlamakta bu uğurda maddi imkânları ölçüsünde özel okul, dershane, etüt merkezi ve özel hoca takviyesi aldırmaktadır. Ancak bu uygulamanın son 20 küsur yılda öğrencileri hayata hazırlamadığı tam tersine bilgi edinme ve kavrama becerileri edinmeden, ezberci sınav sorularını çözme temelli bir yarışa mahkûm ettiği bilinmektedir. Yüksek puan alıp üniversiteye gelen %1 düzeyindeki öğrencinin bile akademik yetersizlik nedeniyle üniversite eğitimini yeterince alamadığı görülmektedir. Üniversite öğrencisi ve hocaları açısından da nitelikli ders işleme ve eğitim kazandırılması zor gözükmektedir. Ne yazık ki ülkenin eğitimden sorumlu bakanlığı olan Milli Eğitim Bakanlığı da süreci yönetememektedir. Arz ve talep sorunu nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı da özel okullar da sınav başarısına yoğunlaşmış durumdadır. Öğrencilerin hayata hazırlanması ve yetişkin kültürlü bir bireye dönüşme anlayışını sağlanamadı. Son 2021 YKS sınav sonuçları artık bu eğitim sisteminin sürdürülebilir olmadığını ve yeni bir modele geçilmesinin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. 21. yüzyılın yetkinliklerini kazanacak çağdaş eğitim modeline bir an önce geçilmesi gerekiyor.
Üniversitelerde ve Milli Eğitim Bakanlığında bilim insanlarından oluşan bir bilim kurulu oluşturulmalı. Öğrencilerin akademik başarısızlığın nedenleri araştırılmalı. Öğrenme becerilerinin nasıl kazandırılacağı konusunda pedagoji uzmanlarından oluşan diğer bir bilim kurulu da öğretme yöntemlerini nasıl kazanılacağının belirlemelidir.
Sınava yönelik eğitimin geldiği yer, maalesef ülkenin geleceği olan bireylere olanaklar sunma bakımından, kendilerini geliştirme bakımından oldukça sorunlu.
Üniversitelerin özerk yapıda kurgulanarak bağımsız düşünebilen ve bilgi üretme kapasitesine sahip yetkin bilim insanları eşliğinde bilim yapan ve üst düzeyde ders veren bir konuma gelmesi sağlanmalı. Üniversitelerin bir devlet kurumu olduğu ancak devlet dairesi gibi görülme anlayışından vazgeçilmeli.
Akademik ve teknolojik alt yapısı oluşturulmamış birimlerin gelişmiş birimler ile bütünleştirilmesi, ülkenin ihtiyaç duyduğu insan gücüne uygun kontenjan planlanmasının yapılması oldukça önemlidir.
Meslek okulları ve yüksekokulları ülkenin ara iş gücü gereksinimi ihtiyacını oluşturacak şekilde yeniden planlanmalı ve üniversite gibi felsefi tartışma ortamının dışında pratik iş becerileri eksenli eğitim veren kurumlar olarak tasarlanmalı.
Bireylere mesleki eğitim verilmesinden önce analitik düşünen, bilimsel yaklaşıma uygun, sistematik, yöntemli çalışan ve sorun çözen bir yetkinliğe ulaştırılabilecek bir üniversite modeli benimsenmelidir.

# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -