logo

12 Haziran 2019

“Çocuk İşçiliği, Temel İnsan Hakları Sorunudur”

Adana Barosu
Yönetim Kurulu Üyesi ve Çocuk Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. Miyesser
Önenli, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’ne ilişkin
açıklamasında, “Çocuk işçiliği, temel insan hakları sorunudur” dedi.

ADANA (GÜNEY HABER)-Adana Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Çocuk Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. Miyesser Önenli, 12 Haziran Dünya Çocuk İşçiliği ile Mücadele Günü’ne ilişkin açıklamasında, “Çocuk işçiliği, temel insan hakları sorunudur” dedi.

Kent trafiğinin yoğun olduğu ana cadde ve bulvarlar
üzerindeki trafik ışıklarında bekleyen otomobillerin önünü keserek kâğıt mendil
ve su satmaya çalışan ve dilenen çocukların sayısında artış meydana geldiğinin
gözlendiği bugünlerde, çocuk işçiliğinin önlenmesi konusunda toplumsal bilincin
mutlaka artırılması gerektiğine dikkat çekerek, çocuk işçiliğinin, çocukların
düzgün bir çocukluk yaşamalarına engel oluşturduğunu belirtti.

Çocuk işçiliğinin, yoksulluğun kuşaktan kuşağa aktarımını
pekiştirdiği, ülke ekonomilerine zarar verdiği ve Binyıl Kalkınma Hedefleri’ne
ulaşılmasını engellediğini ifade eden Av. Miyesser Önenli, “Çocuk işçiliği,
toplumsal eşitsizliklerin yalnızca nedeni değil, aynı zamanda ayrımcılıkla
pekişen sonucudur” diyerek Türkiye dâhil olmak üzere, neredeyse tüm dünya
ülkelerince onaylanan BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 32. maddesinin
çocukların ekonomik sömürüden korunması gerekliliğinin altını çizdiğine işaret
etti.

Adana’da binlerce çocuğun, hem “zararlı”, hem de “sömürücü”
sayılabilecek kimi işlerde çalışarak ailelerine yardımcı olduğunu kaydetti.

UNICEF’in Dünya Çocuklarının Durumu Raporu’na göre,
gelişmekte olan ülkelerde 5-14 yaş grubundan yaklaşık 150 milyon çocuğun, başka
bir deyişle, bu yaş grubundaki toplam nüfusun yüzde 16’sının çeşitli işlerde
çalıştırıldığına dikkat çekti.

Türkiye’de, 6-17 yaş grubunda çalışan bir milyonun
üzerinde çocuk olduğuna, bu verilere göre tarım kesiminde 392 bin, sanayide 271
bin, 294 bin çocuğun, ticaret ve diğer hizmetlerde çalışmakta olduğu, bu
çocukların yarısından biraz azının, ailelerinin tarım arazilerinde,
dükkânlarında veya diğer işlerinde ücretsiz olarak çalıştırıldığına değindi.

Açıklamada; Türkiye’nin, çocuk işçiliğinin en kötü
biçimlerini 2014 yılına kadar ortadan kaldırmak amacıyla, zamana bağlı bir
Politika ve Program Çerçevesi hazırladığı hâlde, bu programın tek başına
yeterli olmadığı dile getirildi.

Bir yandan, çocuk işçiliğinin kültürel olarak
kabullenilmesini ortadan kaldırmak, diğer yandan ise, ailelere alternatif gelir
kaynaklarına, çocuk bakım merkezlerine, kaliteli eğitime ve koruyucu hizmetlere
erişim sağlayacak stratejilere ve programlara da destek verilmesi gerekliliğine
vurgu yapılan açıklamada, iş yaşamındaki uygulamaların çocuklar üzerindeki
etkilerini değerlendirip ele almaları için işverenler ve özel sektörle de
çalışmalar yürütülmesinin önemine dikkat çekildi.

Adana Barosu Çocuk Hakları Komisyonu olarak, çocuk
işçiliği ile mücadele yöntemlerinin ivedilikle hayata geçirilmesinin
gerekliliğine vurgu yapan Av. Önenli, açıklama kapsamında, en genel anlamıyla
çocuk işçiliğinin, bir ülkedeki kanunlar tarafından belirlenen yaş sınırının
altındaki çocukların çalıştırılması anlamına geldiğini dile getirdi.

Av. Önenli, “Çocuk Hakları Sözleşmesine göre çocukların
eğitilme, giyinme, barınma, sağlık gibi çok temel hakları vardır. Çocuklar
çalıştırıldıkları zaman, bu haklardan mahrum kalırlar ve bu nedenle çocuk
işçiliği aslında bir temel insan hakları sorunudur. Ülkemizde meydana gelen
toplumsal değişme, kentleşme, sanayileşme, iç göç hızının artması, aile
kurumunun parçalanmasına paralel olarak çocukların çalıştırılması da hızla
artan bir sosyal sorunudur.

Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ise, gelişmekte olan
ülkelerde 5- 17 yaşları arasında dünya genelinde yaklaşık 218 milyon çocuğun
çalıştırılmakta olduğunu dile getirmektedir. Bu rakamlar ülkemiz ve dünya
açısından kaygı vericidir.

Çocuk işçiliğiyle mücadele kapsamında ülkemizde yürütülen
çalışmalara, yalnızca kamu kurumları değil, ilgili sivil toplum örgütleri,
gönüllü kuruluşlar, işçi sendikaları, işveren örgütleri, eğitimciler ve medya
da destek olmalıdır. Çocuklarımızın yarınlara güvenle bakabilmesi onlara
sağlayacağımız imkânlarla doğrudan ilişkili olduğunu dile getiren Adana Barosu
Yönetim Kurulu Üyesi ve Çocuk Hakları Komisyonu Koordinatörü Av. Miyesser
Önenli, “Çocuklarımıza hak ettikleri sosyal ve ekonomik ortamları yaratmayı
diliyor ve çocuk işçiliğinin son bulmasını temenni ediyoruz” dedi.

Share
382 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.