logo

Depreme karşı yeterince önlem alabiliyor muyuz?

Deprem denildiğinde adı bile insanı korkutmaya yetiyor…

1998 yılında Adana, merkez üssü Ceyhan İlçesi olan deprem felaketi ile tanıştı. 20 yıl öncesinden bahsediyorum. Tabi şuanda 20 yaşın altında olanlar o acıyı bilmiyorlar. O felaketle tanışmalarını da hiç istemiyorum.

Son günlerde Türkiye’nin gündeminde deprem var. Yurdun değişik bölgelerinde meydana gelen sarsıntılar hemen akıllara felaketi getiriyor. Fakat o an her şeyin bittiği andır. Maalesef bunu felaket öncesinde insanlara anlatmak, insanları olası bir felakete karşı hazır tutmak çok zor.

Depreme karşı koymak imkansız. Fakat alınabilecek bazı önlemlerle depremde meydana gelebilecek kaybı azaltmak geliyor. İşte depreme karşı alınabilecek en önemli tedbirlerin başında depreme dayanıklı binalar inşa ederek buralarda yaşamak, ikincisi deprem anında insanların ne yapması gerektiğini öğrenmesi…

Her iki konuda da maalesef ülkemizde istenilen seviyede bir başarı sağlanmış değil. Gerek yeni imara açılan arazilere yapılan lüks binalarla ilgili gerekse de kentsel dönüşüm projeleri kapsamında yıkılıp yeri yeni yapılan binalarla ilgili pek çok ciddi iddialar gündemde… Bence bu iddiaların araştırılması gerekiyor. Aslında sıradan bir insan olarak çıplak gözle dahi bazı binaların ne kadar riskli olduğunu dışarıdan baktığınızda anlamak mümkün…

Kentsel dönüşüm projelerinde ise durum aslında çok daha farklı. Teknik olarak şöyle de izah etmek mümkün, yıkılan binanın yerine metrekaresi daha küçük fakat daha fazla katı bulunan binalar dikmek. Bu işi de müteahhitler çok seviyor.

Tüm güç müteahhidin elinde toplanmış durumda… Çıkarılan yasa müteahhidi koruyor. Ve müteahhit kentsel dönüşüm projesine başlamak için önce devletten binayı yıkmak için prim ödemesi alıyor. Ardından binayı yapmak için yine devletten çok düşük faiz karşılığında kredi alabiliyor. Bu arada binayı tahliye edenlere devlette kira yardımında bulunuyor. Ama bu kadar iyi niyete karşı, bir çok müteahhit ile ilgili her gün onlarca şikayet duymak mümkün.

Adamlar tüm kanunlara uyar gibi yapıyor, iş teslimine geldiğinde ise kendi elleriyle projelerini bozma vaadinde bulunuyorlar. Daha açık tabir ile bazı müteahhitler kentsel dönüşüm projesine kılıf uydurmak için 1+1 evler yapıyor. Fakat daire sahiplerine iş bittiğinde tüm yasal işlemler tamamlandığında dairelere ekleyecekleri bir duvar ile isteyen kişilerin evlerini 2+1’e çevireceklerini söylüyor…

Aslında şu söylem bile yapılan işlerin deprem için değil de rant için yapıldığının bir göstergesidir. İşte o yüzden sadece Adana’da değil, Adana gibi pek çok şehirde binalar depreme hazır ve dayanıklı değil. Depreme karşı süslü lüks binalar üretmek yerine projesinde yer alan standartlara uygun binalar yapılması gerekiyor. Ve müteahhitlerin binaları teslim ederken de, içerisinde ve dışarısında bir herhangi bir ekleme veya çıkarma yapılmaması konusunda insanları uyarması gerekiyor.

Fakat bizde tam tersi, yasal işlemler bittikten sonra binalar sahiplerine teslim edildiğinde müteahhitler 1+1 konutları, kendi eliyle 2+1 yapmayı vaat ediyor. Bu da beni gerçekten korkutuyor.  Fakat bu gerçeğin sadece beni değil, sizleri de korkutması gerekiyor bence…

 

Share

adana escort , escort adana , adult forum

67 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.


Parse error: syntax error, unexpected end of file in /home/adanagun/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/footer.php on line 43