logo

Milli servet su altında!

Tarsus’ta seraların günlerdir su altında kalmasından oldukça rahatsız oluyorum. Sera sahibi değilim, sera sahibi arkadaşım, akrabam veya her hangi bir ortağım bulunmuyor.

Ancak orada çiftçinin bin bir emeği ile ortaya çıkardığı bir mahsul var. Mesleğimiz icabı bir ürünün nasıl üretildiğini zaman zaman en ince ayrıntılarına kadar şahit olabiliyoruz. Elbette açık arazide yapılan üretim, sera üretiminin yanında daha basit kaçıyor.

Serada üretim yapabilmek için öncelikle en basitinden sağlam sera çadırları, sağlam su sistemi ve iyi çiftçi olmak gerekiyor. Eğer çadır sağlam olmazsa içeriye soğuk hava girer ve bitki gelişmez, ürün vermez. Sulama sistemi iyi olmazsa bitki için hayat anlamına gelen su gitmez. Elbette tecrübe sahibi olmayan bir çiftçi serada üretim yapamaz. Çünkü seralar gerçekten çok hassas sistemlerdir.

İki gün yağmur yağdı ve Tarsus’ta yaklaşık 50 bin dönüm arazi üzerinde yer alan seralar su altında kaldı. Bu seraların bazılarında kabak, bazıların patlıcan, bazılarında biber ve bazılarında marul bulunuyordu. Ve içine su alan seralarda hasat başlamadan sona erdi.

Geçen yılda ve ondan önceki yılda aynı yeri sel suları vurmuştu. Tabi yağmur Allah’tan geliyor, ama kulununda alabileceği önlemler var. Şöyle ki; bahse konu yer Akdeniz’e yaklaşık 2,5 km mesafesi olan bir yer. Ve burada Akdeniz’e uzanan bir kanal var. Ancak sel sularının bu kanala tahliye edilebilmesi için güçlü su pompalarının devreye girmesi gerekiyor.

Bölgede ise 1950-1960’lı yıllara ait su pompaları bulunuyor. Ve bu pompaların birkaç tanesi çalışıyor ve saniye 1 ton bile su tahliye edemiyor. İşte üreticiler yıllardan bu yana buraya yeni bir su pompa sisteminin kurulmasını istiyor.

Hatta geçen yıl üreticiler bu pompa sistemini kendileri kurdurmak istemiş. Bir firmaya proje yaptırmışlar. Yapılan projede 10 tane su pompası kademeli olarak çalışacak ve olası bir afet durumunda saniyede 30 ton su tahliye edebilecek. Böyle yine aynı manzara yaşandığında bu sistem 2 günde bölgede su tahliye işlemini bitirmiş olacak. Üretici 2 gün suda kalan bitkinin büyük olasılıkla kendisini toplayabileceğini söylüyor. Bu sistemin bedeli ise 3-4 milyon lira…

Öte yandan DSİ 6. Bölge Müdürlüğü de benzer bir proje için harekete geçmiş. Ancak üreticiler DSİ’nin yapmış olduğu projede saniye 17 ton su tahliye edileceğini ve bu sistemin 7 – 8 milyon liraya mal edildiğini iddia ediyor. Eğer bu iddia doğruysa gerçekten burada ciddi bir sıkıntının söz konusu olduğunu söyleyebiliriz.

Gelelim işin milli boyutuna… Tarsus’ta sera üretimi yapan 9 firma yurtdışına sebze ihraç ediyor. Bu nedenle burada milli bir ekonomiden bahsediyoruz. Bu firmalar üretim yapacak, yaptığı üretimi paraya çevirecek ki, ülke ekonomisine katkısı olsun… Cari açık küçülsün…

Belki hatırlarsınız, geçen yıl bu bölge yine su altında kalmıştı. Yapılan hasar tespit çalışmalarında geçen yıl su altında kalan seralar için üreticilerin sadece zehir, tohum ve gübreye toplamda 160 milyon lira harcadığı ortaya çıktı. 160 milyon lira nerede, 3-4 milyon nerede… Üreticilerin son 3 yıldan bu yana 3-4 milyonluk su pompası kurulamadığı için ürünleri su altında çürüyüp gidiyor.

Bu yıl ise henüz bölgede zarar tespit çalışması yapılamadı. Çünkü yağmur suları hala bölgeden tahliye edilemedi. Su altında kalan seraları girilemediği için şuanda üreticilerin zararı bilinmiyor. Ama üreticilere göre 3 gün su altında kalan bitkinin kökü çürüdüğünü, meyvesinin ise çürüdüğünü söylüyor.

Bu bilgiden yola çıkacak olursak yine üreticilerin 100 milyon liradan fazla zararı olduğunu söyleyebiliriz…

Özetle, milli servet yine su altında çürüyüp gitti…

Share

adana escort , escort adana , adult forum

308 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.


Parse error: syntax error, unexpected end of file in /home/adanagun/public_html/wp-content/themes/HaberMatikV3/footer.php on line 34