logo

Son zamlar işçinin ve vatandaşın belini büktü

Türk-İş 4. Bölge
Temsilcisi Edip Gülnar, başta doğal gaz olmak üzere, elektrik, akaryakıt ve
teme gıda maddelerine yansıyan, son zamların işçinin ve vatandaşın belini
büktüğünü söyledi.  Her ay yapılan
Türk-İş’e bağlı Sendika Başkanlarının katıldığı ‘Başkan Kurulu’ toplantısı Edip
Gülnar Başkanlığında gerçekleştirildi.

(HABER MERKEZİ)-Türk-İş 4. Bölge Temsilcisi Edip Gülnar,
başta doğal gaz olmak üzere, elektrik, akaryakıt ve teme gıda maddelerine
yansıyan, son zamların işçinin ve vatandaşın belini büktüğünü söyledi.

Her ay yapılan Türk-İş’e bağlı Sendika Başkanlarının
katıldığı ‘Başkan Kurulu’ toplantısı Edip Gülnar Başkanlığında
gerçekleştirildi.

 Türk-İş 4. Bölge
Temsilcisi Edip Gülnar, Türk-İş Konfederasyonu’nun çalışanların geçim
şartlarını otuz iki yıldan bu yana aralıksız olarak her ay düzenli olarak
yaptığı “açlık ve yoksulluk sınırı” araştırması ile ortaya koymakta olduğunu
söyledi. Başkanlar Kurulu adına konuşan Edip Gülnar, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Devletin resmi verilerinde de ortaya çıkan adaletsiz gelir dağılımının
somut yansıması bu çalışma ile görünür olmaktadır. Anayasada ifadesini bulan
“çalışanların geçim şartları” elde edilen ücret gelirinin yetersizliği
nedeniyle olumsuzdur. Toplumun temelini oluşturan ailenin, eğer gelir kaynağı
ücret ise,  maruz kaldıkları yaşam
koşulları “insana yakışır” olmaktan uzak olmaktadır. TÜRK-İŞ Araştırmasının
2019 Eylül ayı sonucuna göre:  Dört
kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması,
gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 2 bin 064,52 TL,  Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut
(kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim,sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için
yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk
sınırı) 6 bin 724,81 TL olarak hesaplanmıştır.”

Türk-İş 4. Bölge Temsilcisi Edip Gülnar, “Geçen
yılın aynı ayına göre dört kişilik bir ailenin mutfak harcamasındaki artış
tutarı 171 TL’dir” ifadesini kullanarak açıklamasını şu sözlerle
tamamladı: “Gıda yanı sıra yapılması zorunlu diğer harcamalarla birlikte
aile bütçesine gelen ek yük bir yıl önceye göre 558 TL oldu. Ücretli
çalışanların gelirleri fiyat artışları karşısında giderek aşınmaktadır. Gelir
artışlarının gecikmeli olarak enflasyona eşitlenmesi uygulaması dar ve sabit
gelirli kesimlerin aleyhine olmaktadır. Nitekim devletin resmi kurumu olan TÜİK
(Türkiye İstatistik Kurumu) tarafından yapılan Gelir ve Yaşam Koşulları
Araştırması’nın geçen yıl ki sonuçları, asgari ücretin enflasyonun üzerinde
artmasına rağmen, en düşük gelire sahip nüfusun yüzde 20’lik grubunun milli gelirden
aldığı payın 0,2 puan azalarak yüzde 6,1’e düştüğünü ortaya koymuştur. Buna
karşılık nüfusun en zengin yüzde 20’lik bölümünün aldığı pay 0,2 puan artarak
yüzde 47,6’ya ulaşmıştır. Uygulanan ekonomik ve sosyal politikalar zenginin
daha zengin, yoksullun daha yoksul olması sonucuna yol açmaktadır. Aylık net
2.020 TL olan asgari ücretin yetersizliği, bekar bir çalışanın hesaplanan 2.536
TL tutarındaki yaşama maliyeti de dikkate alındığında ortaya çıkmaktadır. Kaldı
ki, zaten yetersiz belirlenen asgari ücret, evli ve çocuklu işçiler açısından,
artan vergi oranı nedeniyle, bu dönemde eksilmektedir. Sürekli yinelendiği
üzere, mevcut asgari ücret değil bir ailenin bir kişinin bile geçimini
karşılamaktan uzaktır.”

Share
287 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.