logo

09 Mayıs 2019

TTB Yöneticilerine Verilen Cezaya Ortak Tepki!

Adana Tabip
Odası’nda bir araya gelen Adana Tabip Odası, Adana Barosu, TMMOB Adana İl
Koordinasyon Kurulu, Adana Veteriner Hekimler Odası, KESK, DİSK ve SES Başkan
ve üyeleri “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” konulu açıklamalarından dolayı
TTB’nin 11 üyesine verilen cezaya tepki göstererek ortak basın açıklaması
yaptı.

ADANA (GÜNEY HABER)-Adana Tabip Odası’nda bir araya gelen Adana Tabip Odası, Adana Barosu, TMMOB Adana İl Koordinasyon Kurulu, Adana Veteriner Hekimler Odası, KESK, DİSK ve SES Başkan ve üyeleri “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” konulu açıklamalarından dolayı TTB’nin 11 üyesine verilen cezaya tepki göstererek ortak basın açıklaması yaptı.

Kurumlar adına açıklamayı okuyan Adana Tabip Odası
Başkanı Prof. Dr. Ahmet Hilal, “Türk Tabipleri Birliği (TTB) 2016-2018 dönemi
Merkez Konseyi üyelerinin “Savaş Bir Halk Sağlığı Sorunudur” konulu
açıklamaları dolayısıyla yargılandığı davada, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi,
TTB’nin 1 Eylül 2016 tarihli “Bu Topraklarda Eşitlik ve Barış İçinde Yaşamamız
Çok Mümkün” başlıklı açıklamayı da karara dâhil ederek, bu iki açıklama
nedeniyle dönemin 10 Merkez Konseyi üyesine “halkı kin ve düşmanlığa tahrik
etme” suçundan 2’şer kez 10’ar ay hapis, 1 üyeye ise 3 yıl 3 ay 22 gün hapis
cezası verilmesine karar vermiştir.”

 “Hekimlik, karşısındaki insanın ayrım yapmaksızın acılarını dindirmek, yaşam kalitesini yükseltmek ve hayatını kurtarmak üzere icra edilen bir meslektir. Savaş ise toplumda derin yaralar açan, kitlesel ölümlere neden olan insanlarda onarılması zor ruhsal travmalara yol açan bir felakettir. Hekimlik siyasi iktidar ve ülke çıkarlarından bağımsız olarak ölümün karşısında durmaktır. TTB hekimlik mesleki ilkeleri ve etik kuralları çerçevesinde daha önceleri de bir çok kez sebebi ne olursa olsun şiddet ve teröre karşı olduğunu, insan hayatının her değerin üzerinde tutulması gerektiğini her fırsatta ifade etmiştir. Asli görevi insan yaşamını korumak ve yaşam hakkını savunmak olan hekimlik mesleğinin, evrensel bir mesleki prensibi de ölüm ve savaşlara karşı çıkmaktır. Bu karar savaş karşıtlığına, demokratik mesleki örgütlenmemiz ve birliğimize verilmiş bir cezadır ve toplum vicdanını zedeleyeceği gibi, Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası anlaşmalarda düşünce ve ifade özgürlüğünün tesisi konusunda verdiği sözlere de zıt bir tutumdur. Maalesef mevcut şartlarda ülkemizde düşünmek ve düşündüğünü ifade etmek suç halini almıştır. İçeriği savaş karşıtlığı olan bir açıklamanın “halkı kin ve düşmanlığa tahrik etme” gibi bir ifade ile tanımlanması ve bu gerekçe ile cezalandırılması anlaşılabilir bir durum değildir.”

“Bizler, Adana’da faaliyet gösteren meslek örgütleri ve
sendikalar olarak, görüşünü özgürce ifade etmenin bir suç olmaktan
çıkarılmasını talep ediyoruz. İktidara hoş görünmeyen her ifadenin yargılanarak
cezalandırılmasını kabul etmiyoruz. 
Hekimlerin her durumda ölüme karşı yaşamı savunmalarının mesleki
sorumlulukları gereği olduğunu belirtiyor, ülkemiz yargı sisteminin en yakın
zamanda bu büyük yanlıştan dönmesini 
talep ediyoruz.”

DR. ULUTAŞ, “KARAR, İNSAN HAKLARI MAHKEMESİ’NDEN
STRASBURG’TAN DÖNECEKTİR”

Sadece 82 sözcükten oluşan, tamamen nezih ve barışçıl bir
metnin yargılanmasının başlamasının ardından 1 Eylül Barış Günü yaptığımız
basın açıklamasını içerisine koyarak iki tane onar ay hapis cezasıyla cezalandırılmış
durumda olduklarını söyleyen TTB MKÜ Dr. Yaşar Ulutaş, konuşmasında “Süreç
elbette temyize gidecek. Umudunuz var mı? Diye soracak olursanız? Türkiye’deki
hukuk sisteminde yaşadığımız dönemide göz önünde bulundurarak çok fazla umutlu
olmadığımızı belirtmek isterim. Bu kararların eninde sonunda İnsan Hakları
Mahkemesi’nden Strasburg’tan döneceğine inancım tamdır.” dedi.

Share
223 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.