Adana Güney Haber

Türkiye’deki mülteci nüfusu “fırsata” dönüşüyor

Türkiye’deki mülteci nüfusu “fırsata” dönüşüyor
22 views
05 Haziran 2020 - 1:45

T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve ICMPD (Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi) tarafından AB’den sağlanan 26.4 milyon avro destekle hayata geçirilen ve hazır giyimden tarıma tüm sektörlerde desteklerin sağlanacağı “Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon İçin Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi Projesi” (ENHANCER)  için düğmeye basıldı.

(HABER MERKEZİ)- T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ve ICMPD (Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi) tarafından AB’den sağlanan 26.4 milyon avro destekle hayata geçirilen ve hazır giyimden tarıma tüm sektörlerde desteklerin sağlanacağı “Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon İçin Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi Projesi” (ENHANCER)  için düğmeye basıldı.

48 ay boyunca İstanbul, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Mersin, Bursa, İzmir, Ankara, Konya, Kayseri ve Hatay’dan oluşan 48 vilayette gerçekleştirilecek ve Türkiye’de geçici koruma altında olan Suriyeli mültecilerin girişimcilik ekosistemine dahil olmasını sağlayıp, yerel toplumun sahip olduğu potansiyeli daha da arttırmasını amaçlayan projenin açılışı dijital platformda gerçekleşti.

Sanayi ve Teknoloji Bakan Yardımcısı Çetin Ali Dönmez, dijital platformda gerçekleştirilen açılış toplantısındaki konuşmasında, projenin önemine dikkati çekti. Kalkınma Ajanslarının destekleriyle uygulanacak ve onların deneyimlerinden de faydalanılacak projenin Türkiye ekonomisine önemli katkı sunacağını belirterek, “Girişimcilerimizin hızla büyüyen küresel ticarete enterge olmasını hedefliyoruz” dedi.

Suriyeli mülteciler arasından startuplar  (Sıfır noktasından işe başlayan bir şirket için kullanılan terim-başlangıç) çıkarılacağını vurgulayan Bakan Yardımcısı Dönmez, Türkiye’nin teknolojik altyapısının buna uygun olduğunu belirterek,  yeni bir fikri olan ya da fikrini hayata geçirmek için destek bekleyen Suriyeli göçmenlere müjde verdi. Dönmez, şunları kaydetti:

“Bölgelerde Kalkınma Ajansları’nın da desteğiyle koruma altındaki Suriyeli için yeni bir proje başlatıyoruz. Kalkınma Ajanslarımız proje yapma konusunda çok tecrübeli ve başarılı. Özellikle teknoloji ile ilgili projeler üzerine çalışılacak. Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkez startup olmak isteyen Suriyeli göçmenlere Türk ortakları ile birlikte destek verecek.. Suriyeli dostlarımız startup yapmak istiyoruz”

“TÜRK ORTAKLARI DA OLACAK.

Dönmez, projelerde Türk ortakların da olacağına vurgu yaparak, “ Yeni bir iş fikrine sahip geçici koruma altındaki Suriyeliler ile bizim vatandaşlarımız projeye başvuracak. Ayrıca teknoloji merkezleri de bu projeye başvurabilecek. Oradaki destek bekleyen girişimciler, yeni fikri olanlar bu projeden yararlanacak. Projenin dijital ekonominin çok konuşulduğu bu günlerde yeni girişimcilerin önünü açacağını, ekonomiye katkı sağlanacağını düşünüyoruz. Bu proje ile girişimcilerimizin hızla büyüyen küresel ticarete entegre olmasını hedefliyoruz. Suriye’de barış tesis edildikten sonra bu kardeşlerimiz kendi ülkelerinde de önemli başarılı çalışmalara imza atacaklar. Nitelikli insan kaynağımız sayesinde bu projeleri başarıyla uygulayacaklar.”

Avrupa Birliği’nin bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da Türkiye’deki göçmenlerin iş piyasalarına erişimi arttıran projelere destek verdiğini belirten Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu Başkanı Büyükelçi Christian Berger ise  “Bu proje onların entegrasyonu geliştiren politikaları destekliyor. Bu yüzyılda ülkelerin ekonomik performansları ve inovasyondaki başarıları dijital teknolojilerdeki attığı adımlara bağlı. AB bu proje ile Türkiye’de dijital ekonominin gelişmesine de destek verecek” diye konuştu.

Projenin destekçisi Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkez (ICMPD) Başkanı Michael Spindelegger de “Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Entegrasyon İçin Girişimcilik Kapasitelerinin İyileştirilmesi Projesi” dijital açılış toplantısına katılan herkese teşekkür ederek başladığı konuşmasına şöyle devam etti; “Proje Avrupa Birliği tarafından finanse ediliyor. Yaklaşık 26.4 milyon avroluk bütçesi var. Proje ile Suriyeli göçmenlerin iş kurmaları ve işlerini geliştirmeleri hedefleniyor. Böylece iş işgücüne katılımları sağlanacak ve sosyo-ekonomik yaşama entegre olacaklar.”

PROJE NEREDE VE NASIL UYGULANACAK

Projenin, ICMPD’nin uluslararası göç ve yerel ekonomik kalkınmaya girişimcilik odaklı bir yaklaşımla tasarlandığını belirten Spindelegger,  Türk ve Suriyeli göçmen müteşebbislerin birlikte hareket ederek ulusal ve global pazarı hedeflemesinin amaçlandığını, bunun basarilmasi için de, projede %60-%40’lık Suriyeli göçmenler lehine bir katılım şartı geliştirildiğini sözlerine ekledi. Kaynakların verimli kullanımı, sürdürülebilirlik açısından katılımcıların 18-44 yaşları arasından seçilmesi şartı öngörülen projede, ayrıca %30 kadın kotası uygulaması da getirildi.

1993 yılında kurulan, Türkiye’nin de 2018’de üye olduğu ICMPD, Türkçe adıyla Uluslararası Göç Politikaları Geliştirme Merkezi, kuruluş amacını yenilikçi, kapsayıcı ve sürdürülebilir göç politikalarının geliştirilmesi, kapasite arttırma faaliyetleriyle desteklenmesi; göç yönetimi alanında devletler arası istişarelere imkân tanıyacak platformlar oluşturulması olarak tarif ediyor. On yedi üyesi olan,  doksan ülkede, Afrika, Asya, Ortadoğu gibi dünyanın farklı coğrafyalarında faaliyet gösteren ICMPD Türkiye’deki projelerini “Batı Balkanlar ve Türkiye Bölge Koordinatörlüğü” çatısı altında bulunan Ankara Ofisi aracılığıyla uygulamakta; Ofis “ENHANCER” projesinin yanı sıra Türkiye’de halihazırda altı proje yürütmektedir.

ICMPD tarihinin en yüksek bütçeli projelerinden biri olan ENHANCER’ın bütçesinden yaklaşık 12,1 milyon avro girişimcilere ve yerel kurumlara sağlanacak hibe destekleri için tahsis edildi. Proje  İstanbul, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Mersin, Bursa, İzmir, Ankara, Konya, Kayseri ve Hatay olmak üzere on bir ilde, kırk sekiz aylık bir süreyle yürütülecek.

Toplantıda konuşan Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Halil Afşarata da ICMPD ile sık sık bir araya geldiklerini belirterek “Projeyi Kalkınma Ajansları üstlenecek. Çok büyük deneyimleri var. Bir de projenin ekonomik boyutunun yanısıra insanı boyuta da olduğunu hatırlamalıyız” değerlendirmesini yaptı.

ENHANCER PROJE NOTLARI

Türkiye 2014 yılı itibariyle dünyadaki en büyük mülteci nüfusuna  ev sahipliği yapan ülke konumuna gelmiş, geçici koruma altındaki Suriyelilerin sayısı 3,6 milyona ulaşmıştır. Suriyeli nüfusun çoğunluğu Güneydoğu Anadolu Bölgesindeki büyükşehirlerde olmak üzere kırsalda ve kentlerde yaşamaktadır. Türkiye, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve bu kanuna dayanarak hayata geçirdiği Geçici Koruma Yönetmeliği çerçevesinde geçici koruma altındaki Suriyelilerin sağlık, sosyal hizmetler, eğitim ve istihdama erişimini sağlamaya devam etmektedir. Uluslararası kurumlar ise sağlanan fonlar aracılığı ile çeşitli projeler geliştirerek Türkiye’nin çalışmalarına ve geçici koruma altındaki Suriyelilere desteklerini sürdürmektedir. Suriye krizinin devam etmesi ile birlikte bu alandaki genel eğilim, insani yardım temelli yaklaşımdan sosyo-ekonomik entegrasyona ve geçici koruma altındaki Suriyelilerin kendi geçimlerini sağlamalarını destekleyecek çalışmalara doğru geçiş göstermektedir.  . Buna bağlı olarak değer zinciri analizleri, işgücü piyasası değerlendirme çalışmaları ve girişimcilik destekleri de dâhil olmak üzere istihdam sağlanmasına ve ekonomik büyümeye katkılarını belirleyecek faaliyetler büyük önem kazanmıştır.

Bu bağlamda ICMPD ,  Avrupa Birliği tarafından fonlanan “Sürdürülebilir Sosyo-Ekonomik Uyum İçin Girişimcilik Kapasitesinin Geliştirilmesi (ENHANCER) Projesi”ni Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kalkınma Ajansları Genel Müdürlüğü işbirliğiyle 2020 yılı Ocak ayında uygulamaya başlamıştır.

PROJENİN AMACI

Projenin amacı, girişimcilik ve geçim kaynakları imkanlarını iyileştirerek geçici koruma altındaki Suriyelilerin ev sahibi topluluklarla karşılıklı uyumunu sağlamaya katkıda bulunmaktır.

Proje kapsamında Suriyelilerin ve Türk vatandaşlarının girişimcilik faaliyetlerinin arttırılması, yerel girişimcilik ekosistemlerinin etkin ve kapsayıcı hizmet vermek üzere geliştirilmesi, merkezi ve yerel düzeyde politika, uygulama ve koordinasyonun güçlendirilmesine katkıda bulunulmasına yönelik proje aktiviteleri yürütülecektir.

Proje hedef illeri İstanbul, Şanlıurfa, Gaziantep, Adana, Mersin, Bursa, İzmir, Ankara, Konya, Kayseri ve Hatay olmak üzere on bir ildir. Yaklaşık 26,4 milyon avro olan proje bütçesinden 12,1 milyon avro girişimcilere ve yerel kurumlara sağlanacak hibe destekleri için tahsis edilmiştir.

Proje, geçici koruma altındaki Suriyelilerin iş kurmaları ve işlerini geliştirmeleri, işgücüne katılarak ve geçimlerini sağlayarak sosyo-ekonomik yaşama entegre olmaları ve ilave istihdam yaratarak ve vergi vererek yerel ekonomiye katkıda bulunmaları yönünden oldukça hayati bir role sahiptir. Sayısı 7 bini aştığı tahmin edilen Suriye sermayeli işletmeler halen işletme başına ortalama 9 çalışanla üretime, ihracata ve istihdama katkıda bulunmaktadır.

İkincisi, projenin yaklaşımı geçici koruma altındaki Suriyelilerle toplumun sosyal uyum sürecini desteklemek üzere (i) bölge dışına pazarlanabilir ticari ürün ve hizmetlere, (ii) yerel değer zincirlerine değer katabilecek ürün ve hizmetlere, (iii) buna dayanarak büyüme potansiyeli bulunan iş imkanlarına odaklanmaktadır. Böylelikle, geçici koruma altındaki Suriyelilerle ve toplumun hassas durumdaki kesimleri arasında düşük nitelikli işler için veya sadece yerel piyasaya ürün veya hizmet sunan bakkal, berber gibi işletmelerin kısır rekabet döngüsü nedeniyle oluşabilecek sosyal gerilimin azaltılması, her iki grup için de kazan-kazan durumu yaratma potansiyeli bulunan firmaların kurularak geliştirilmesi öngörülmektedir. Desteğe konu girişim, ürün ve hizmetler geçici koruma altındaki Suriyelilerinve akranı sosyal grupların becerileri ile yerel ekonomik yapı dikkate alınarak belirlenmektedir. Söz konusu ürün ve hizmetler geleneksel ürünlerin ötesinde sosyal medya içerik üretimi, çevrimiçi eğitim hazırlama, özel geleneksel yemek kursları, internet sitesi tasarımı, özelleştirilmiş kıyafet üretimi ve satışı gibi yerel piyasayı kapsayıcı şekilde büyütme potansiyeli olan ürün ve hizmetleri de kapsayabilecektir.

Üçüncü ve son olarak, proje girişimciyle tek seferlik bir destekleme ilişkisi kurmak yerine, girişimciyi orta dönemli iş geliştirme sürecinde stratejik bir paydaş olarak görmekte ve bu süreçte girişimcilik eğitimi, mali destek, mentörlük ve networking sağlama, alternatif finans kaynaklarına erişimi kolaylaştırma gibi hizmetleri bütünleştirmektedir. Ayrıca, girişimcilere yönelik hizmetlerin yerel girişimcilik ekosisteminde bulunan kurumlar tarafından etkili ve kapsayıcı bir şekilde sağlanabilmesi için, bu kurumlara da teknik ve mali destek sağlanmaktadır.

Projenin tematik kapsamı, yukarıda açıklanan anlayışla, girişimciliği odaklandığı uluslararası göç ve yerel ekonomik kalkınma bağlamıyla birlikte ele almaktadır. Böylece, girişimciliğe yönelik politika ve eylemler sadece destek sağlamanın ötesinde iş kurma ve geliştirmeyi kolaylaştıracak şekilde kurumsal kapasite ve kurumlar arası ilişkileri hayata geçirilebilmektedir.

PROJENİN HEDEF GRUPLARI

Projenin hedef grupları, potansiyel girişimciler ile yerel ve ulusal düzeydeki kurumlardan oluşmaktadır. Potansiyel girişimciler kavramı, hem geçici koruma altındaki Suriyelileri hem Türk vatandaşlarını kapsamaktadır. İlke olarak bu iki grubun hibe destekleri ile eğitim, eşleştirme ve mesleki bağlantılar kurma gibi girişimcilere yönelik faaliyetler içindeki yüzdesinin sırasıyla %60-%40 olması öngörülmektedir. Geçici koruma altındaki Suriyeliler içinde girişimciler için hedef grupları ESSN-Avrupa Sosyal Güvenlik Ağına kayıtlı (i) girişimcilik eğiliminin daha yüksek olması beklenen Suriyeli üniversite öğrencileri, (ii) en az lise mezunu olup bir mesleği bulunanlar, özellikle kayıtlı veya kayıt dışı Türkiye’de çalışanlar, (iii) en az orta öğrenime sahip kadınlar oluşturmaktadır. Bir diğer hedef kitleyi oluşturan yerel kurumlar arasında, girişimcilere yönelik hizmet sağlayan teknoloji geliştirme bölgeleri, girişimci merkezleri, OSB’ler ve KSS’ler, üniversiteler, oda ve borsalar ile ilgili kamu kurumlarının teşkilatları gibi kurumlar bulunmaktadır. Son olarak, merkezi düzeyde göç-girişimcilik ve göç-ekonomik kalkınma politikalarına odaklı merkezi kurumlar projenin diğer bir hedef kitlesini oluşturmaktadır

 

 

# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
# TAKIMLAR O AV P
PİYASALARDA SON DURUM
  • DOLAR
    -
    -
    -
  • EURO
    -
    -
    -
  • ALTIN
    -
    -
    -
  • BIST 100
    -
    -
    -