logo

15 Şubat 2020

“Yapı denetim, bina inşasının denetimiyle sınırlı kalmamalı!”

CHP Adana Milletvekili, Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin,
bin 190 artçı sarsıntının yaşandığı Elazığ-Sivrice merkezli depremin düşük standartlarda, sağlıksız ve yasa dışı bir
yapılaşmanın afet zararlarını arttırdığını bir kez daha gösterdiğini vurguladı.
Şevkin, özel jeolojik araştırmalardan sonra bina inşa edilip
edilmeyeceğine karar verilmesi gerektiğini söyledi

(HABER MERKEZİ)- Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili,
Jeoloji Yüksek Mühendisi Dr. Müzeyyen Şevkin, bin 190 artçı sarsıntının
yaşandığı Elazığ-Sivrice merkezli depremin düşük standartlarda, sağlıksız ve yasa dışı bir yapılaşmanın afet
zararlarını arttırdığını bir kez daha gösterdiğini vurguladı.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) konuyla ilgili basın toplantısı
düzenleyen Dr. Şevkin, doğa kaynaklı olayların afete dönüşmesinde tıpkı eğitim
sisteminde yaşanan olumsuzluklarda olduğu gibi yanlış uygulamaların ve siyasi
bir irade eksikliğinin acı sonuçlarının yaşandığını vurguladı.

Halkın afetlere karşı güvenli olmasını sağlayacak şekilde yeni yasal
düzenlemeler getirilmesinin önemine dikkat çeken Dr. Şevkin, bu hafta meclis
gündemine gelecek olan Coğrafi Bilgi Sistemleri (CBS) ve imar kanunu değişiklik
tekliflerinin yeniden gözden geçirilerek, üniversiteler, odalar, ilgili kamu
kurumları ve sivil toplum örgütlerinin de görüşü alınarak tüm yönleriyle
irdelenmesi gerektiğini söyledi. Dr. Şevkin, “Yasanın, uzun yıllar ihtiyaca
cevap verecek teknik normlara uygun olarak çıkarılması için acil ve önemli bir
çalışma başlatılmalıdır” dedi.

BİLİMSEL ÖNERİLERİ SIRALADI

Öncelikle, deprem
sonrasındaki krizi yönetmek yerine deprem öncesinde alınacak tedbirlere
yoğunlaşan bir  risk yönetiminin esas
alınması gerektiğini özellikle belirten CHP’li Şevkin, “Afet
zararlarının azaltılmasını esas alacak şekilde, 3194 sayılı İmar, 4708 sayılı
Yapı Denetim, 7269 sayılı Afet, 2872 sayılı Çevre ile 6306 sayılı Afet Riski
Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanuni düzenlemeleri bütünlüklü
olarak ele alınarak, halkın afetlere karşı güvenli olmasını sağlayacak şekilde
yeniden düzenlenmelidir” diye konuştu. ABD Kaliforniya fay yasasında olduğu
gibi, aktif fay hatları veya zonları üzerine bina inşa edilmesinin yasaklanması
veya özel jeolojik araştırmalardan sonra bina inşa edilip edilmeyeceğine ve bu
zonlarda bulunan binaların kentsel dönüşüme tabi tutulacak  yasal düzenlemelerin acilen gerçekleştirilmesinin
önemini vurgulayan Dr. Şevkin, şunları söyledi:

Bu kapsamda, 7269 sayılı Umumi Hayata Müessir Afetler Dolayısıyla
Alınacak Tedbirlerle Yapılacak Yardımlara Dair Kanun’un 2. Maddesi; “Yapılacak
özel jeolojik araştırmalar sonucunda aktif olduğu tespit edilen fay hattı veya
zonları ile heyelan, kaya düşmesi, çığ, su baskını gibi
doğa kaynaklı afetlere uğramış veya uğrayabilir alanlar üzerine
herhangi
bir yapı inşa edilemez. Tespit edilen bu alanlar 3194 Sayılı İmar Kanunu
çerçevesinde imar planlarına işlenir. İmar planı bulunmayan kasaba ve köylerde
harita ve krokilere işlenmek suretiyle afete maruz olabilecek alan olarak ilan
edilir. Afete maruz alanlar, AFAD Başkanlığının bağlı bulunduğu Bakanın teklifi
ile Cumhurbaşkanlığınca kararlaştırılır. Bu suretle tespit olunan alan
sınırları, AFAD Başkanlığının isteği üzerine ilgili valiliklerce mahallinde
ilan olunur. Buna ilişkin esaslar yönetmelikle düzenlenir” şeklinde
değiştirilmelidir. Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile afete maruz alan olarak
ilan edilmiş bölgelerin 6306 Sayılı Kanun kapsamına öncelikle alınarak dönüşüme
tabii tutulması gerekmektedir.

JEOTEKNİK PARAMETRELER ORTAYA KONULMALI

1999 yılı Marmara depremlerinden sonra “yapıların denetimsizlikten
yıkıldığı” söyleminden hareketle çare olarak sunulan 4708 sayılı Yapı Denetim kanunu
sadece “bina inşasının denetimi” ile sınırlı kalmamalı, gelişmiş ülke
örneklerinde olduğu gibi binanın üzerine oturacağı zeminin jeolojik jeoteknik
parametrelerini ortaya koyarak binanın statik projesine veri sağlayan zemin ve
temel etütleri de yapı denetim sistemimin arazide denetimi olacak şekilde içine
alınmalı, zemin ve temel etütleri, yapı denetim kuruluşlarının bünyesinde yer
alacak jeoloji mühendisleri eliyle yerinde denetlenmeli, jeoloji mühendisleri
mutlaka denetim sisteminin önemli bir unsuru haline getirilmelidir.

Planlama ve uygulama süreçlerini yönlendirmek ve denetlemek için başta
Belediyeler olmak üzere Yerel Yönetimlerde Jeolojik Jeoteknik Etütler (Zemin
Etütleri) birimleri kurulmalıdır. Bütün Yerel Yönetimlerde mutlaka yerbilimciler
istihdam edilerek yapılan çalışmaların uygunluğunun denetimi bu mühendisler
eliyle yürütülmelidir. Yer seçiminden başlayarak yapı üretim sürecinde yer alan
bütün meslek odalarının bu süreçte üretilen etüt ve projelerin mesleki denetimi
içinde yer almasını sağlayan düzenlemeler yeniden mevzuatlarda yer alması
sağlanarak denetim süreçleri kuvvetlendirilmelidir.”

Share
279 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.