logo

11 Mayıs 2019

‘YEREL YÖNETİMLER, YEREL KALKINMANIN KİLİT AKTÖRLERİDİR’

TÜRKONFED ve
İPM’nin hazırladığı ‘Kent-Bölge: Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler Raporu’nun
Adana-Mersin sonuçları açıklandı:

‘YEREL YÖNETİMLER, YEREL KALKINMANIN KİLİT AKTÖRLERİDİR’

Yerelden başlayacak yeni bir kalkınma modelini tartışmaya açan TÜRKONFED ve İPM işbirliği ile hazırlanan ‘Kent-Bölge: Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler Raporu’nun, Adana ve Mersin’e özel sonuçları, Çukurova SİFED desteği ve MESİAD ev sahipliğinde düzenlenen toplantı ile açıklandı. Toplantının açılışını yapan TÜRKONFED Başkanı Orhan Turan, konuşmasında “demokrasi-ekonomi-kalkınma ve yerel yönetimler” arasındaki değer zincirinin sürdürülebilirliğine odaklandıklarını söyleyerek, “İlk raporumuzda ortaya koyduğumuz yeni bir kalkınma modeli olarak Türkiye’nin gündemine de yerleştirdiğimiz ‘Kent-Bölge’ kavramına, ikinci raporumuzla ‘yerel kalkınma-yerel yönetimler’ ilişkisiyle yeni bir bakış açısı getiriyoruz. Yerel yönetimler, yerel kalkınmanın kilit aktörleridir” diye konuştu.

ADANA (GÜNEY HABER)-Kent-Bölge kavramı ile yerelden
başlayacak yeni bir kalkınma modelini 2017 yılında tartışmaya açan Türk
Girişim ve İş Dünyası Konfederasyonu (TÜRKONFED) ve İstanbul Politikalar
Merkezi (İPM), hazırlanan ikinci rapor ile yerel kalkınma yerel yönetimler
ilişkisine dikkat çektiği ‘Kent-Bölge: Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler Raporu’nun
Adana ve Mersin illerine yönelik sonuçlarını açıkladı.

Çukurova Sanayici ve İş İnsanları Federasyonu (Çukurova
SİFED) desteği ve Mersin Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (MESİAD) ev
sahipliğinde düzenlenen toplantının açılış konuşmaları Mersin Büyükşehir
Belediye Başkanı Vahap Seçer, TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan,
ÇUKUROVA SİFED Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez ve MESİAD Yönetim Kurulu
Başkanı Hasan Engin tarafından yapıldı. Toplantıda, İPM Proje Koordinatörü Ayşe
Köse Badur moderatörlüğünde düzenlenen “Kent-Bölge Kavramı: Yerel Yönetimde
Yeni Dinamikler ve Mersin Örneği” paneline ise, İPM İstanbul Politikalar
Merkezi Direktörü Prof. Dr. Fuat Keyman ve TÜRKONFED Ekonomi Danışmanı Pelin
Yenigün Dilek katıldı.

ORHAN TURAN: “21. YY DÜNYASI KENTLERİN DÜNYASI OLACAKTIR”

21. yüzyıl dünyasının pek çok açıdan “kentlerin dünyası”
olacağını söyleyen TÜRKONFED Yönetim Kurulu Başkanı Orhan Turan, açılışta
yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Ülkelerin yanı sıra kentlerin, bölgelerin,
sektörlerin ve işletmelerin, bu yeni dijital sistemde ortaya koyduğu
performans; potansiyelleri ölçüsünde yerelden ulusala, ulusaldan küresele uzanan
katma değer zincirinin de en önemli halkası haline geldi. Kentler ve o
kentlerin çevrelerinde yarattığı ekonomik, siyasal ve toplumsal dinamikleri
harekete geçirmesiyle ortaya çıkan ‘artı değer’, ülkelerin de geleceğini
belirleyecek konuma geldi. Kent-Bölge’lerin öne çıktığı ekonomik, siyasal ve
toplumsal kalkınma modeline doğru geçiş söz konusu. Dolayısıyla kentlerin
kalkınması, öncelikle etki alanı içindeki bölgelerin ve ülkemizin kalkınmasına
da pozitif bir ivme kazandıracaktır. Kentimiz, ne kadar yüksek katma değer
yaratırsa, ülkemiz de o ölçüde bundan yararlanacaktır.”

“Yerel kalkınmada, yerel yönetimlerin kilit aktörlerden
biri olduğunu düşünüyoruz. Yerel yönetimlerin, yerel kalkınmayı ateşleyecek bir
yönetişim modeli ile yeniden kurgulanmasını, günümüz dijitalleşen dünyasında
zorunluluk olarak görüyoruz” diyen Turan, şunları aktardı: “Türkiye’nin
sürdürülebilir ekonomik büyümesi, ‘orta gelir tuzağı’ sorununu aşmaktan
geçiyor. Bu tuzağın aşılmasında ‘Bölgesel Kalkınma Ajansları’nın yanı sıra
‘Bölgesel Yatırım Bankaları’nın kurulması, yerel ekonomik dinamiklerin
yaratılmasına katkıda bulunacaktır. Orta gelir tuzağından kurtulacak, kapsayıcı
bir ekonomik büyüme dinamiğinin yakalanması hedefi, daha katılımcı ve kalıcı
bir demokrasiye kavuşma hedefiyle örtüşmektedir.”

SÜLEYMAN SÖNMEZ: “ADANA VE MERSİN, DÜNYANIN HER YERİNDEN
GİRİŞİMCİYİ AĞIRLAYABİLECEK POTANSİYELE SAHİP”

Adana ve Mersin’in oluşturduğu Çukurova’nın, tarım ve
enerjide önemli bir potansiyeline sahip olduğunu kaydeden ÇUKUROVA SİFED
Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Sönmez, “Çukurova, Ortadoğu’ya yakınlığının
yanı sıra demir, deniz ve karayolu bağlantıları, yetişmiş işgücü, dinamik iş
dünyası ve sivil toplum örgütleri ile de sosyo-kültürel açıdan da gelişmiş bir
bölgedir. Yeni yatırımlar ve teşvikler, Çukurova’yı Türkiye’nin geleceğinde
önemli bir rol üstlenecek konuma ulaştıracaktır” dedi.

Sönmez, şöyle konuştu: “Çukurova yetişmiş insan gücü,
üniversite-akademi ve genç nüfusuyla; eğitim ve sosyo-kültürel gelişmişlik
açısından da yerelin dinamiklerini harekete geçirecek fırsatlarıyla öne
çıkmaktadır. Ülkemizin önemli lojistik, antrepo ve liman altyapısının yanı sıra
turizm, hizmet ve mutfak kültürüyle gastronomi turizmi altyapısıyla bilinen
Çukurova, atılacak stratejik adımlarla Türkiye’nin parlayan yıldızı olmaya
adaydır. Çukurova’nın verimli ekonomik habitatını, stratejik yatırımlar,
bölgesel ve sektörel teşvikler ve yeni teknoloji eko-sistemine yönelik
adımlarla geliştirmemiz gerekmektedir. Ulusal ve uluslararası platformlarda
potansiyeli ile hak ettiği ilgiyi gören bölgemiz; şimdi merkezi ve yerel
yönetimler ile iş dünyası kuruluşları, sivil toplum örgütleri, akademi dünyası
ve üreten insan kaynağının birlikte ortaya koyacağı Yeni Çukurova Vizyonu ile
önemli bir ivme kazanacaktır. Yeter ki ülkemiz ve bölgemiz için geniş bir
uzlaşma ile hep birlikte değer yaratma iradesini gösterelim. Ortadoğu’nun en
güvenli sığınağı konumundaki Adana ve Mersin, dünyanın her yerinden yabancı
girişimcileri ağırlayabilecek geniş bir yelpazeye, altyapıya, yatırım iklimine
ve potansiyele sahip iki kenttir. Belediyelerimiz, sivil toplum kuruluşlarıyla
işbirliği halinde ulusal ve uluslararası yatırımcıların ilgisini Adana ve
Mersin üzerine çekebilmek amacıyla yeni girişimlerde bulunmalıdır.”

HASAN ENGİN: “BELEDİYELER, KENTİN VE BÖLGENİN LOKOMOTİFİ
OLMALI”

Konuşmasında, teknolojik gelişmelerle birlikte dünyada yaşanan
değişime dikkat çeken ve kentlerin de “Kent 4.0” ile bu değişime adapte olması
gerektiğini söyleyen MESİAD Yönetim Kurulu Başkanı Hasan Engin, şöyle devam
etti: “Aynı paralelde siyaset kurumu da bir dönüşüm ve çağı yakalama gayreti
içerisine girmelidir. Belediyelerin görevleri sadece temel belediyecilik
hizmetleri ile bitmemektedir. Yerel yönetimlerde hizmetler, bütüncül bir bakış
açısıyla ele alınmalı, katılımcı ve kapsayıcı bir yönetim anlayışıyla bölgede
yaşayan vatandaşların talep ve ihtiyaçlarına göre şekillendirilmelidir. Aynı
zamanda istihdam ve üretim için kurumlar oluşturulması ve kentler adına katma
değer üretilmesi de belediyelerin görevleri haline getirilmelidir. Belediyeler,
yönetim politikalarını bu hususa göre değiştirmeli, kentin ve bölgenin lokomotifi
olmalıdır.”

“ADANA-MERSİN’DE, HEM YEREL HEM DE ULUSAL BAZDA
YATIRIMLARIN ÖNÜNÜN AÇILMASI GEREKMEKTEDİR”

TÜRKONFED, kentler bağlamında Türkiye’nin iktisadi ve
idari sorunları üzerinde çalışmak ve çözüm üretmek üzere ilk raporunu, 2017
yılında “Kent Bölge: Yerel Kalkınmada Yeni Dinamikler: Türkiye’nin Kentlerinden
Kentlerin Türkiye’sine” adıyla yayınlamış ve 12 öncü şehri ele almıştı.
Raporda, Ankara, Antalya, Bursa, Diyarbakır, Eskişehir, Gaziantep, İzmir,
Konya, Samsun, Van, Adana ve Mersin illerinin ekonomik-sosyal-kültürel
potansiyelleri ele alınmış, riskler ve fırsatlar tespit edilmişti.

‘Kent-Bölge: Yerel Yönetimde Yeni Dinamikler Raporu’nda
ise İzmir, Konya, Adana/Mersin ve Van ileri derinlemesine ele alınarak,
kentlerin rekabetçiliğini artıracak şekilde yerel kalkınmaya ve yerel
yönetimlere odaklanıldı. Raporun açıklanan ilk fazı olan Adana-Mersin bölümüyle,
söz konusu iki kentte ‘yerel kalkınma-yerel yönetim’ ilişkisinin fotoğrafı çekilerek,
riskler ve fırsatlar belirlendi ve öneriler sunuldu.

Buna göre, 1980 sonrası başlayan küreselleşme evresi ile
geleneksel sanayi kollarında güç kaybeden Adana-Mersin bölgesinin, önemli
lojistik noktaları üzerinde olması nedeniyle yeniden yükselişe geçme
potansiyeli taşıdığı belirtilen raporda, şu önerilere yer verildi:  “Adana-Mersin’in, yeniden yükselişe geçme potansiyelini
ortaya çıkarabilmesi için hem yerel hem de ulusal bazda yatırımların önünün
açılması gerekmektedir. Bölgede farklı siyasi tercihe sahip kimliklerin, görece
daha demokratik ve katılımcı bir kentsel koalisyon oluşturması bölgenin en
güçlü yanı iken; yerel yönetimlerin muhalefet parti temsilcileri tarafından
yönetiliyor olması, yatırımların aciliyetine gölge düşürmektedir. Türkiye’nin
kalkınmasına da katkı sağlayacak bir kent-bölge olan Adana-Mersin’de, her
şeyden önce yerel aktörler arasındaki ilişki ve etkileşim pekiştirilmelidir. Böylelikle
özellikle ulaştırma ve enerji gibi kamu yatırımlarının bilhassa önemli olduğu
sektörlerde bölgenin kalkınmasına ivme kazandıracak adımların atılması mümkün
olacaktır.”

KENT-BÖLGE: YEREL YÖNETİMDE YENİ DİNAMİKLER RAPORU ADANA
ve MERSİN BÖLGENİN GÜÇLÜ YÖNLERİ:

Görece açık ve demokratik bir siyasal ortama ve kültüre
sahiplerdir.

Küreselleşmenin son evresinde önemini yitiren sanayi
kollarına karşın lojistik ve enerji gibi kimi sektörler öne çıkmaktadır.

Türkiye’nin ikinci büyük ihraç limanı olan Mersin
lojistik alanında önemli bir avantaja ve potansiyele sahiptir.

Enerji nakil hatlarının varış noktalarından birinde yer
alan bölgede bu sektördeki büyük ölçekli kamu ve özel sektör yatırımlarının
hayata geçirilmesi söz konusudur.

KIRILGANLIKLAR:

Bölge ekonomisi 1980 sonrasında ulusal ölçekte sahip
olduğu konumu tedrici olarak kaybetmiştir.

Metropoliten bölgenin asıl sanayi odağı olan Adana’da
geleneksel olarak belirgin bir ağırlığa sahip bulunan gıda ve tekstil
sanayileri, küresel ölçekte sanayi alanındaki değişim nedeniyle eski gücünü ve
önemini yitirmiştir. Göçlerin de etkisiyle bölgede gelir adaletsizliği son
derece yüksektir.

Her iki ildeki büyükşehir belediye yönetimlerinin
muhalefet partilerinde oluşu nedeniyle bölgede toplanan vergiler ile bölgeye gelen
yatırımlar arasında ciddi fark söz konusudur.

Her iki kentteki öncü yatırımların gecikiyor oluşunda
yerel koalisyonun biraz gerde duruyor olması da etkilidir. Yerel yönetişim
alanına dahil olan kurumların kendi aralarında bir koordinasyon ve eşgüdümün
varlığından söz etmek güçtür. Bölgedeki yerel kurumlar arasında eşgüdümü
zorlayacak, vizyon belirleyecek aracı aktörler mevcut değildir.

RİSKLER:

Mersin Limanı’nın kapasitesinin arttırılmasının,
Anadolu’daki yerleşimlerle arasındaki ulaştırma bağlantılarının (hızlı tren,
bölgesel havalimanı) iyileştirilmesinin gecikmesi. Mersin Limanının hala ileri
düzey yatırımlara kavuşamamış olması. Yerel yatırım ortamının güçlendirilmesine
yönelik adımların istendiği ölçüde atılamaması. Adana-Mersin bölgesinde lokomotif
sektörlerdeki öncü yatırımların merkezi hükümetle yerel aktörler arasındaki
ilişkilere bağlı olması. Merkezin yerel üzerindeki sınırlayıcı etkilerinin
aşılamadığı bir konjonktürde, arzu edilen türden sıçramanın
gerçekleştirilmesinin sınırlı olması.

FIRSATLAR:

Adana-Mersin bölgesinde gündem, strateji ve öncelikler
konusunda bir eşgüdüm yaratılabilecek bir yerel mutabakat temelinin olması. Mersin
Limanı’nın, ulusal ve küresel ölçekli plan çalışmalarında yüksek bir potansiyel
ile öne çıkıyor olması. Bölgenin enerji, liman ve turizm alanlarının kesişim
noktasında bulunması nedeniyle büyük ölçekli kamu ve özel sektör yatırımlarına
açık olması.

Bölgenin turizm sektöründe sıçrama yapılabilme
potansiyeline sahip olması.

Share
246 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.