Seyhan Ziraat Odası Başkanı Süleyman Girmen, gerekli
desteklemeler yapılmadığı için üretim azlığı nedeniyle bitkisel yağ açığının
arttığını söyledi. Girmen yaptığı açıklamada, Türkiye’de yağ bitkileri
üretimine ilişkin uzun dönemli tarımsal planlama yapılmadığı için yıldan yıla
bitkisel yağ açığının artmaya devam ettiğini, yağlı tohum ithalatına ödenen
paranın 3,5 milyar doları bulduğuna dikkat çekti.
ADANA (GÜNEY HABER) – Seyhan Ziraat Odası
Başkanı Süleyman Girmen, gerekli desteklemeler yapılmadığı için üretim azlığı
nedeniyle bitkisel yağ açığının arttığını söyledi.
Girmen yaptığı açıklamada, Türkiye’de yağ
bitkileri üretimine ilişkin uzun dönemli tarımsal planlama yapılmadığı için
yıldan yıla bitkisel yağ açığının artmaya devam ettiğini, yağlı tohum
ithalatına ödenen paranın 3,5 milyar doları bulduğuna dikkat çekti.
Yağlı tohumlu bitkilerin dane, küspe ve yağ
olarak gıda sektöründen, yeme, enerjiden, kozmetiğe çeşitli sektörlere ham
madde olarak girdi sağladığına dikkat çeken Girmen, yerli üretime yönelik prim
desteği ve teşviklerin yeniden gözden geçirilerek, zamanında ödeme yapılmasının
önemine değindi. Girmen, “2017-2018 sezonu itibariyle dünyada gerçekleşen
toplam yağlı tohum üretimi 573 milyon 620 bin ton olurken, soya üretimi 336
milyon 820 bin tondur. Soya üretiminin toplam yağlı tohumlu bitkiler üretimi
içerisindeki payı yüzde 61,1’dir. Türkiye soya üretimi açısından dünyada önemli
bir potansiyele sahip olmamakla birlikte, birim alandan alınan verimde dünyada
ilk sıralarda geliyor” dedi.
“EKİM ALANI ARTSA BİLE YAĞ İHTİYACI
KARŞILANAMIYOR”
Türkiye’de ekim alanlarının artış gösterdiği
yıllarda bile, yağ ihtiyacını karşılayacak düzeyde üretim gerçekleşmediğini
belirten Girmen, Türkiye’de yağlı tohum üretiminin yeterli olmayışının başlıca
nedenlerini şöyle anlattı:
“Bitkisel yağ üretiminde giderek artan
miktardaki yağ açığı ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Yağlı tohumlardaki
üretim maliyetlerinin yüksek olması. Birim alandaki getirisinin düşük olması nedeniyle
yetiştirildikleri bölgelerdeki alternatif ürünlerle rekabet edememesi. Dünya
ham yağ fiyatlarının Türkiye’ye göre daha düşük olması ve ürün planlamasının ve
yağlı tohum üretimin artırılmasına yönelik politikaların etkin olamaması
üretimin neden olmadığının başlıkları olarak söylenebilir. Bitkisel yağlar
gıda, enerji ve kimyasal sektörlerinde yoğun olarak kullanılan ve tüketimi
sürekli artan bir üründür. Türkiye’nin yağlı tohum ve bitkisel yağ üretiminde
kendine yetebilecek ve hatta üretim fazlasını ihraç edebilecek düzeye gelmesi
gerekmektedir. Türkiye’de temel olarak tarımsal üretimde artış için ucuz girdi
kullanımı sağlanmalı; gübre, mazot ve elektrikteki vergi oranları indirilmeli;
üretim maliyetleri düşürülmelidir. Uzun yıllardan bu yana süregelen bitkisel
yağ açığı sorununu çözmek için yağlı tohumlu bitkilerde üretimi teşvik edici
bir fiyat politikası izlenmeli, üreticiye alım garantisi verilmelidir. Bunlara
ek olarak üreticiye sağlanan primler amacına uygun düzeyde belirlenmeli, yağlı
tohumlara ödenecek primler ekim öncesi açıklanmalı ve hasat sonrası hemen
ödenmelidir.”

ADANA SON 1 YILDA 117,4 MİLYAR LİRA BORÇLANDI
ADANA SON 1 YILDA 117,4 MİLYAR LİRA BORÇLANDI
“TARIMSAL ÜRETİMDE GÜNEŞ ENERJİSİ KULLANIMI KURSU” AÇILIYOR
SON ZAMANLARIN GÖZDESİ EJDER MEYVESİ
AKMİB’İN EKİM AYI İHRACATI 401 MİLYON DOLAR
BAKAN KİRİŞÇİ: “GIDA MESELESİ BİZİM İÇİN BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİDİR”
