logo

14 Mayıs 2019

Et üretiminde kırmızı alarm

CHP Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve
Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Ocak-Mart 2019 aralığında Türkiye’de
kırmızı et üretiminin bir önceki çeyreğe oranla yüzde 18.6, geçen yılın aynı
çeyreğine göre ise yüzde 16.5 oranında azaldığını belirterek üretim ve
üreticiyi teşvik edici önlemler alınmasını istedi. Yem fiyatlarının kontrol
altında tutulması ve kesim fiyatlarının da sürdürülebilir olması gerektiğini
vurgulayan Ayhan Barut, “İthalatın durması, üretimin artması ve
üreticilerimizin refahı için talep ve öneriler dikkate alınmalıdır” dedi.

ADANA (GÜNEY HABER)-
Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Adana Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve
Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, Ocak-Mart 2019 aralığında Türkiye’de
kırmızı et üretiminin bir önceki çeyreğe oranla yüzde 18.6, geçen yılın aynı
çeyreğine göre ise yüzde 16.5 oranında azaldığını belirterek üretim ve
üreticiyi teşvik edici önlemler alınmasını istedi. Yem fiyatlarının kontrol
altında tutulması ve kesim fiyatlarının da sürdürülebilir olması gerektiğini
vurgulayan Ayhan Barut, “İthalatın durması, üretimin artması ve
üreticilerimizin refahı için talep ve öneriler dikkate alınmalıdır” dedi.

“KIRMIZI ET
ÜRETİMİNDE SERT DÜŞÜŞ VAR”

Türkiye İstatistik
Kurumu (TÜİK) Ocak ve Mart dönemini kapsayan 2019 yılı ilk çeyreğinde Kırmızı
Et Üretim İstatistikleri’ni yayınladı. Toplam kırmızı et üretiminin bir önceki
çeyreğe oranla yüzde 18.6, geçen yılın aynı çeyreğine göre ise yüzde 16.5
oranında azalarak 211 bin 435 ton olarak tahmin edildi. Sığır eti üretimi bir
önceki çeyreğe göre yüzde 20.2, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 13.7
oranında düştü. Koyun eti üretimi de bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde
33.7 oranında azaldı.

“İTHALAT BÜYÜK
ZARAR VERİYOR”

Tüm Süt, Et ve
Damızlık Sığır Yetiştiricileri Derneği (TÜSEDAD) verilerine göre de kırmızı et
üretiminde yaşanan daralmanın net olarak görüldüğüne dikkat çeken CHP Adana
Milletvekili, TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ayhan Barut, şöyle
konuştu:

“TÜİK’in
açıkladığı istatistiki bilgiler kesimhanelerdeki derilerin sayımıyla elde
ediliyor. Bu da istatistiklerde sadece yerli üretim hayvanların değil aynı
ithal edilen hayvanların da hesaba katıldığını gösteriyor. Yani sürekli artan
ithalatla birlikte artan nüfusa rağmen et üretiminin azalması, ithalatın yerli
üretim ve üreticiye olumsuz etki ettiğini gösteriyor. Bu yılın ilk çeyreğinde
toplam üretimde yüzde 16.5, sığır eti üretiminde yüzde 13.7 oranındaki düşüş,
canlı hayvan ithalatına rağmen üretimin daha hızlı bir şekilde düştüğünü
göstermektedir. Kısaca ithalatçı politikalar nedeniyle yerli üreticilerimiz
üretimden uzaklaşmaktadır.”

ÜRETİCİLERİN
BEKLENTİLERİNİ SIRALADI

TÜİK verileriyle
bir kez daha ortaya çıkan kötü tablonun nedenlerini, sektör temsilcileri ve
üreticilerin beklentilerini dile getiren Ayhan Barut, şunları kaydetti:

“Hayvancılık
sektörümüzde yem başta olmak üzere diğer girdilerdeki artışa bağlı olarak
üretim maliyetleri sürekli artarken ithalat konusu gündeme getirilip üreticiler
üzerinde baskı unsuru olarak kullanılıyor. Kesim fiyatları düşük seyrederken
son yıllarda ithalat sürekli artıyor. Yüksek yem maliyetine oranla et fiyatlarının
düşük seviyede kalması, buna bağlı olarak üreticilerin hayvanlarını
kestirememesi et üretiminde sert düşüşlerin nedenleri arasındadır. Yoğun karkas
et ve canlı hayvan ithalatı nedeniyle adeta hayvan pazarlarında alım satımlar
durmuştur. Süt sektöründe istikrar sağlanmalıdır. Üreticiyi canından bezdiren
ve üretimden uzaklaştıran ithalat politikaları terk edilmelidir. Sanayiden
tarıma her alanda olduğu gibi hayvancılık sektöründe üretim ve üreticiyi teşvik
edici bir model belirlenmelidir. Özetle üretimi teşvik edici, üreticiye öngörü
sunan piyasa oluşumu açısından önlem alınmalıdır. Sektör temsilcilerimizin de
ifade ettiği gibi besi üreticileri, besilik hayvan fiyatı, besi süresince
oluşacak yem fiyatları ve tahmini kesim fiyatına göre üretim konusunda karar
vermektedir. Yani yem ve kesim fiyatlarının ne olacağının bilinmediği bir
ortamda üretici satamayacaksa veya maliyetinin altına hayvan satacaksa niye
üretim yapsın? Bu kanayan yaraya çözüm bulunması ve üretimin sürdürülebilirliği
açısından yüksek üretim ve üretici refahı için güvence verilmelidir. Temel
maliyetlerin başında gelen yem fiyatları kontrol altında tutulmalı, kesim
fiyatları da üretimin devamı açısından sürdürülebilir olmalıdır.
Üreticilerimizin feryadına kulak verilmeli, talep ve önerileri dikkate
alınmalıdır.”

Share
351 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.