logo

istanbul escort bayan

istanbul escort

istanbul escort

porno izle

porno indir

sikiş izle

Ticaret Savaşı Çukurova GİAD Akademi’de

TİM Genel Sekreteri, İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin, dünyanın farklı coğrafyasında ülkeler arasında yaşanan savaş ve gerginliklerin temelinde ticaretin yattığını, günümüzde de benzer bir savaşın sürdürüldüğünü belirtti.

ADANA (GÜNEY HABER)-Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Genel Sekreteri, İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölüm Başkanı Prof. Dr. Kerem Alkin, dünyanın farklı coğrafyasında ülkeler arasında yaşanan savaş ve gerginliklerin temelinde ticaretin yattığını, günümüzde de benzer bir savaşın sürdürüldüğünü belirterek, “ABD kendine düşman yaratarak beslenen bir ekonomidir. Avrupa ülkeleri, ABD’nin kendi ekonomisini güçlendirmek için düşman ilan ettiği yapılarla artık düşman olmak istemiyor. Buna Türkiye de dahil” dedi.

‘ÇUKUROVA GİAD ADANA İÇİN ŞANS’

Çukurova Genç İşadamları Derneği’nin bu yıl üçüncüsünü gerçekleştirdiği Çukurova GİAD Akademi’de gençlerle buluşan Prof. Dr. Kerem Alkin, “Geleceğin Dünyasında Türkiye Ekonomisinin Konumu” konusuyla interaktif ders gerçekleştirdi. Alkin’in yaklaşık 4 saat süren dersini dernek üyeleri de izledi. Çukurova GİAD’ın akademi gençleri ve Adana için şans olduğunu kaydeden Alkin, “Başkan Ömer Faruk Sakarya ile birlikte Çukurova GİAD, Türkiye’de hiçbir STK’nın cesaret edemeyeceği çok büyük işler yaptı. Küresel ölçekte bu kadar önemli isimleri Adana’ya getirmeyi başarmak, Nobel ekonomi ödülü sahibi popüler bir insanı İstanbul, Ankara dışında, Adana’ya getirmek uzgörülük, cesaret, girişimcilik boyutunda Türkiye’de herkesin cesaret edebileceği bir şey değil. Sizin katıldığınız, önemli isimlerle Adana’da buluşmanızı sağlayan bu akademinin yaratıcısı ve bizleri bir araya getiren de Başkan Sakarya’dır. Kendisinin Adana’ya, sizlere, genç girişimcilere verdiği emeğe çok saygılıyız” diye konuştu.

‘DÜNYANIN AĞIRLIK MERKEZİ DEĞİŞİYOR’

Akademi gençlerine küresel bir ufuk veren Alkin, Türkiye’de girişimcilik ekosistemini oluşturmak için girişimler bulunduğunu, 150 yıllık bürokrasi geçmişiyle bunun zorluklarının yaşandığını, ancak, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin bunu hızlandıracak imkan sağlayabileceğini kaydetti. İlk yüzyıllardan itibaren üretimin merkezinin Asya Pasifik ve Hint Okyanusu’nun olduğu bölgede yer aldığını, ancak, sanayi devrimiyle birlikte Atlantik İttifakı’nın ekonomide ağırlık elde ettiğini kaydeden Alkin, dünyanın ekonomik ağırlık merkezinin değiştiğini vurgulayarak, şunları söyledi:

“Coğrafyaların ekonomik DNA’sı silemezsiniz. Ülke ve coğrafya, aradan yüzyıllar geçse de fırsatı yakaladığı anda DNA tekrar ortaya çıkıyor. Biz de ticaret yapmayı çok iyi biliyoruz. 213 ülkeye ihracat yapıyoruz. Bu DNA’mızda var. Dünyanın ekonomik ağırlık merkezi değişiyor. Çin 1990’lı yılların ortasında dünya imalat sanayi üretiminde önemli bir paya sahip değil iken, önümüzdeki 15 yılda bir numaraya oynuyor. 2020’den itibaren G7 ülkelerinin yerini Çin, Hindistan, Brezilya, Rusya, Güney Kore, Meksika ve Türkiye’nin bulunduğu E7 almaya başlayacak. E7, GSYH büyüklüğünde G7’yi geçecek. Ticaret Savaşı yaşanıyor günümüzde. ABD kendine düşman yaratarak beslenen bir ekonomidir. Ancak, Almanlar, Fransızlar, Avrupa ülkeleri, ABD’nin düşman ilan ettiği yapılarla artık düşman olmak istemiyor. (Yeni yüzyıla senin küresel menfaatlerine aykırı olacağını düşündüğüm Çin ve Rusya’yı bir kez daha senin aşkına düşman kabul etmek istemiyoruz) diyorlar. Buna Türkiye de dahil. Biz de ‘tamam’ diyoruz. Biz, Çin ve Rusya’yla yeni güç merkeziyle 21’inci Yüzyılda farklı bir ilişki oluşturmak istiyoruz. Amerika dünyayı çok ciddi manada ikinci bir soğuk savaş dönemine itmeye çalışıyor. Böyle bir şeyi de istemeyiz.”

TÜRKİYE DÜNYANIN 11’İNCİ EKONOMİSİ

1995 yılında E7 ülkeleri, G7 ülkelerinin yarısı kadar ekonomik büyüklüğe sahip iken 2015 yılında aynı büyüklüğe ulaştıklarını da hatırlatan Alkin, “2040 yılında ise G7’nin iki katı büyüklüğe ulaşacakları tahmin ediliyor. 2050 yılına kadar ortalama yüzde 3’le büyümesi beklenen Türkiye’nin 4,1 trilyon dolarla dünyanın en büyük 11’inci ekonomisi olacağı tahmin ediliyor. Önce Katar, ardından Kudüs üzerinden yürütülen krizlere de baktığımızda bu krizlerin temel amacı, Çin’in Kuşak Yol Projesi’ni engellemektir. Bu proje, Türkiye’nin de inisiyatif alacağı Afro-Asya Hinterlandında milli gelirimizi 3 trilyon dolara taşıyacak, 21 trilyon dolar ek katma değer üretecek bir projedir. Türkiye, dünyada gerçekleştirilen 10 mega projenin 6’sını yapan ülke olarak, bu uzun soluklu proje için en kararlı çabayı ortaya koyan ülke konumundadır. Ticaret Savaşı aslında 2100 yılına endekslidir. Bu savaşı etkileyecek iki ülke de Hindistan ve Türkiye olacak. Sadece bir kutbun adamı olmak Türkiye için kabul edilir değildir. Ticaret Savaşı yürüten ABD’nin Meksida, Kanada, AB ve Çin’den neyi koparmanın peşinde olduğunu iyi okumamız gerekiyor. Türkiye ve Hindistan, Asya-Pasifik’in yükselişine katkı sağlayacak. Atlantik’in öncü ülkelerinin bizi niye sıkıştırmaya çalıştıklarını da bilelim.”

Ders sonunda akademiye katkısı nedeniyle Prof. Dr. Kerem Alkin’e Teşekkür Plaketi takdim edildi. 

Share
90 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.