Mahkeme kararlarına saygı kararların adalete hizmet edip etmediğine bağlıdır. Gerçek şu ki, demokratik Batılı Devletler dahil hemen her ülkede bazı mahkemeler ve yargı organları bazı vakalarda adalete hizmet etmekten ziyade siyasi, ekonomik veya hegemonik menfaatler çerçevesinde karar verebilmektedirler. Ne yazık ki, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin de bazı kararlarının bu yönde gerçekleşebildiğine şahit olabiliyoruz.
Adalete değil de siyasi menfaat ve hedeflere hizmet eden mahkeme kararlarına saygı duymak şüphesiz akla, mantığa ve vicdana aykırıdır. Mahkemeler kurumdurlar. Mahkeme kurumu saygınlığını adalete hizmet etmesinden alır. Dolayısı ile Mahkeme kararlarına saygı yargı mensuplarının adalete saygı duyması ile başlar.
Eğer Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi saygı ve itibar görmek istiyor ise bazı kararlarının bazı egemen ülkelerin veya güç merkezlerinin siyasi, ekonomik veya hegemonik hedeflerinden ziyade sadece adalete hizmet ediyor olmalarına özen göstermelidir. Aksi takdirde Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi saygın bir adalet mercii olmaktan ziyade siyasi kuruluşların uzantısı durumuna düşer. Bu da şüphesiz Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin saygınlığına halel getirir.

