Malum 14 Şubat’a az bir zaman kaldı. Bu günün Sevgililer Günü olması dolayısıyla insanlar da günün anlamına binayenbir hediye alma telaşı başladı. Günler öncesinden alınan, ayırttırılan hediyeler, bu gün için özel olarak hazırlatılan yemekler vs. anlayacağınız bir telaş sarmış durumda insanları.
Benim ve benim gibi pek çok kişi pek anlamı ve ehemmiyeti olmayan bu günün nereden geldiğini ve hayatımız da özel günlerden bir tanesi olma şansını nasıl yakaladığını merak ettim ve başladım araştırmaya… Çağımızın en büyük yardımcısı internetin yardımıyla bu ‘özel’ günün geçmişi ile ilgili bazı bilgilere sahip oldum ve bunları sizler de paylaşmak istedim.
Efendim 14 Şubat sevgililer gününün evveliyatı taa asırlar öncesine kadar dayanıyormuş.
Anlatılanlara göz gezdirdiğimizde; Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi olan, kadın ve evlilik tanrıçası olarak bilinen Juno Februata’ya duyulan saygıdan dolayı 14 Şubat günü tatil yapılırmış. Bu gün temizlik ve arınma zamanı olarak kabul edilir ve bu günde evler süpürülür ve temizlenirmiş.
Eski Roma takvimine göre Şubatın ortası baharın başlangıcı olarak kabul ediliyormuş.
15 Şubatta ise sürülerin ve tarlaların verimli olması için çobanların tanrısı Lupercus ile bereket tanrısı Faunus’unonuruna Lupercalia Festivali adıyla büyük bir şenlik düzenlenirmiş.
Anlatılan hikayenin devamında Roma İmparatorluğunun kurucusu sayılan Romus ve Romulus kardeşlerin bir anne kurt tarafından büyütüldüğüne inanılan Palatino Tepesi’nde keçiler kurban edilir, şenlik boyunca ellerinde “februa” denilen ve keçi derisinden yapıldığı söylenen kırbaçlarla dolaşan genç erkekler, kendilerini bekleyen genç kızlara ve kadınlara, günahlarından arınmaları için bu kırbaçlarla vururlarmış.
Lupercalia Festivali’nden bir gün önce genç kızların isimlerinin yazılı olduğu kağıt parçaları bir kavanoza koyulur ve genç erkekler çektikleri kağıtlarda yazılı genç kızlarla bayram süresince birlikte eğlenirler, aşık olurlarsa evlenirlermiş.
Roma imparator II. Cladius, ordusuna daha fazla genç erkek katarak daha büyük ve güçlü bir orduya sahip olmak istiyordu. Romalı erkekler ise aşklarını ve ailelerini bırakmak istemiyorlar ancak bırakmak istememeleri yüzünden nişan ve evlilikleri ikinci bir emre kadar imparator tarafından yasaklandı.
1.Cladius, halkın Roma tanrılarına tapmalarını, uymayanların ve de Hıristiyanlarla evlenenlerin ölümle cezalandırılacağını emrini vererek bunu tüm dünyaya duyurdu. Evlilik töreni yapılmaması ve nikâh kıyılmamasından rahatsız olan Hıristiyan din adamları bir çıkış yolu arayarak, dönemin sevilen rahiplerinden biri olan Rahip Valentine, II. Cladius’unemirlerini dinlemeyerek sevgilileri gizlice evlendirmeye başladı.
İmparator II.Cladius, bu durumu öğrenince Rahip Valentineönce taşa tutturdu, sopa ile dövdürerek zindana attırdı. 14 Şubat 270’de idam edilen Rahip Valentine, daha sonra Papa I. Julius tarafından Roma’daki Hıristiyan şehitliğine gömüldü.
Roma zamanla Hıristiyan kilisesinin merkezi haline geldikten sonra eski pagan törenleri ve halk arasındaki en popüler festivallerden biri olan Lupercalia Festivali yasaklanmaya çalışıldı.
Romalı gençler ise bu geleneği sürdürdüler. 496 yılında “Papa Galasius” festivali yasaklamak yerine bir Hıristiyan festivaline çevirmek istediğini dile getirdi.. Bu amaçla 200 yıl sonra Rahip Valentine’in Aziz olduğunu ilan etti ve bu güne “Aziz Valentine Günü” adı verildi. Bundan böyle kilise, festival günü yapılacak çekilişlerde genç erkeklerin, genç kızların isimleri yerine Hıristiyan azizlerinin isimlerini çekmelerini ve bir yıl boyunca onlara rehberlik edeceklerine inandıkları azizlerin hayatını ve yaptıkları iyi şeyleri kendilerine örnek alarak yaşamalarını istedi. Aziz Valentine ise zaman içinde sevgililerin koruyucu azizi olarak anılmaya başlanır.
Amerikalı Esther Howland‘ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasının ardından 14 Şubat, günümüzde milyonlarca insanın kutladığı toplumsal bir olay haline geldi.
Tüm bu yaşananların doğal sonucu olarak haliyle ticari boyutu da çok gelişti. 14 Şubatta sevgililere veya eşlere bu günün ruhu ile bütünleşen, karşı tarafa sevgilerini anlatan hediyeler verilmeye başlandı.
Yani bizden olmayan, sevgiyi bir güne sığdırmaya çalışıp bir de bunu hediyelerle süslemeye çalışmak özentilikten başka bir şey değildir. Sevgi bir gün değil ömürlüktür. Bunu ele güne göstermek yerine sevdiğimizi hissetmek ve hissettirmek en büyük hediyedir.
Her gün sevmek ve sevilmek dileğiyle gününüz kutlu olsun…

