Son yıllarda kış mevsimi Adana’da öyle büyük felaketlere dönüşmüyor. İnşallah da dönüşmez.
Fakat kış mevsimi canlılar için en zorlu geçen sezondur. Çünkü hava sıcaklığının düşmesi özelliklede sıcaklığın 0 derecenin altına düşmesi canlılar için oldukça tehlikelidir.
Diğer taraftan yine yağmur ve kar gibi yağış biçimleri de insan hayatını olumsuz etkiliyor. Hatta yağmur veya kar başka şehirlere yağsa da bunun sıkıntısını zaman zaman Adana’da yaşayan insanlarda görebiliyor. Konuyu örnek ile açmak gerekirse, Örneğin Tarsus kışlık sebze üretim merkezi. Ve burada kurulan seralarda yetiştirilen sebzeler sadece Türkiye’de değil dünyanın diğer şehirlerinde de tüketiliyor. İşte Tarsus’ta geçtiğimiz hafta etkili olan şiddetli sağanak yağış sonrasında sebzelerin yetiştirildiği alanlar sel suları ile doldu. Bu nedenle önümüzdeki günlerde yaşanan bu olumsuzluktan sebze üretiminde azalma olması durumunda bundan tüm tüketiciler etkilenebilir.
Aslında bu tür afetlerin önüne geçmek mümkün değil, fakat bazı alınabilecek önlem ve tedbirler ile sadece verdiği zarar biraz azaltılabilir. Yani şunu demek istiyorum, eğer seralara sel sularının girmesini engelleyebilirse veya seraya giren su derhal tahliye edilebilirse zararın büyük bir bölümü engellenebilir. Bunun içinde alt yapı yapmak, mevcut altyapıyı yenilemek gerekiyor. Mesela yıllarca Tarsus’ta DSİ tarafından drenaj kanalından gelen suyun tahliyesini sağlayacak su pompalarının kurulması gerekiyor. Şuanda yağmur yağdı, seller taştı, DSİ orada yağmur altında su pompaları kurmaya çalışıyor. Bunu yaz döneminde yapmak, yağmurun olmadığı zaman yapmak daha doğru değil mi?
Tıpkı Toroslar Elektrik A.Ş. gibi… Onlarda yazın sıcakta yaktılar, şimdi de soğukta donduruyorlar. Artık şunu herkesin çok iyi bilmesi gerekiyor ki, insanlar elektrik ile ısınıyor. Yani doğal gazınızda olsa onu yakmak için yine elektrik enerjisi olması gerekiyor. Her şey bu kadar ortadayken bunun önlemi neden ya en sıcak günde, ya da en soğuk günde alınıyor ki…
Birde yaz kış fark etmiyor, bazı noktalara gece belli bir saatten sonra elektrik verilmiyor. Neden böyle yapıyorlar, küçük çocuğu olan, hastası olan, cenazesi olan var. İnsanlar bu kış günü yaşadıkları elektrik sorunu nedeniyle ne yapacağını şaşırıyor. İnsanların gece gece elektriği neden kesilir ki? Hani yağmur yağsa, fırtına çıksa tamam. Ama yaz günü, Adana şehir merkezinde bazı yerlerde gece saat 02:00’den sonra elektrik kesiliyor.
Bu çalışmaların Adana gibi bir coğrafyada İlkbahar’da veya Sonbahar’da yapılması daha uygun olmaz mı? Adana’da bu mevsimlerde insanların olduğu gibi zirai bitkilerin de ısınmaya veya serinlemeye ihtiyacı oluyor. Elektrik kesintisi yapılırken artık bu kriterlere dikkat edilmesi gerekiyor.
Hafta sonu geliyor, insanlar evlerinde dinlenmek istiyor. Dinlenirken evinde televizyon izlemek istiyor en basitinden… Ama elektrik yok. Evinizde klimanız, çamaşır makineniz, bulaşık makineniz veya ne bileyim internet bağlantınızda sorun var. “Hafta içine sıkıştırmayayım, hafta sonu tatilinde geniş bir vakitte yaptırırım” diyorsunuz, fakat hafta sonu evinizde sabahtan akşama kadar elektrik yok… Adana’dan bahsediyorum, Doğu Anadolu Bölgesi’nin kar altında kalmış herhangi bir yerinden bahsetmiyorum. Bence insanlara hizmet götüren tüm kurumların bu gibi hususlara dikkat etmesi gerekiyor. Her şeyin bir vakti zamanı var. Bunun dışına çıkmak, bunun dışında hareket etmek zarardan başka hiçbir şey değil.

