Adanalı olup ta başka bir şehirde yaşamak gerçekten çok zor… Hem gurbette kalan Adanalılar için, hem de Adanalıyı zapt etmek zor…
Adanalıların şehir dışı maceraları anlatmakla bitmez. Çünkü her an belki de yüzlercesi yaşanıyor.
Bir gün İstanbul’da Florya taraflarındayım. Günlerden pazar ve sabahın çok erken saatleri… O yüzden E.5 karayolu bomboş bir kaç araç var. Bende yolun sağından gidiyorum. Solumda iki şerit boş yol var.
Bir araç arkamdan nasıl kornaya basıyor, etraf yankılanıyor. O sırada herkes bu araca bakıyor. Ne olduğunu anlamaya çalışıyor. Ama boş yolda giderken bu kişinin neden kornaya bastığını bir türlü anlayamıyor, bir anlam veremiyordu. Sanki o an hayat durdu ve sadece o araç hareket ediyor gibiydi.
Sonra baktım acaba benim için mi basılıyor? Çünkü ses giderek bana doğru yaklaşıyor, falan derken yanıma geldi. Ve hala kornaya basıyor üzerime alınmadım ama bende ne olduğunu merak etmeye başladım.
Çünkü sonuçta yol boş ve hiç bir kural ihlalim yok… Adam geçti beni hala kornaya basıyor, dörtlüleri falan da yakmaya başladı. Sonra bi baktım aracın plakası 01 ve işte o an anladım…
Araç sürücüsü benimde Adanalı olduğumu kullandığım aracın plakasından anlamış ve bana selam veriyor. Bu coşkunun tarifi yok.
Kim bilir o hemşehrimiz ne zamandır gurbette ve Adana’yı görüyor? Aslında çok uzun bir süre geçmesine de gerek yok… Çoğumuz Mersin’e bile giderken Adana’yı özlüyoruz.
Hani hemşehricilikte bir söz vardır, ‘Bize her yer …’ diye. Herkes bu sözü aslında kendi memleketine göre değiştiriyor. Ama aslında Adana’yı bir yere benzetmek, Adana’yı bir yerle eş tutmak çok doğru olmaz. Çünkü bence Adana’yı Adana yapan Adanalı…
Birçok kişinin ‘Adanalıyım’ sözünü duyduktan sonra yüzünde farklı bir tebessüm oluşuyor. Oluşması da gerekiyor çünkü…
Adanalılar olarak Adana’da yaya geçidini çoğunlukla kullanmıyoruz, bu doğru… Aynı şeyi aslında şehir dışına çıktığımızda da bunu yapmaya yani yaya geçidini kullanmak yerine çoğunlukla kendimize daha yakın yerden geçiyoruz. Ve bu durum diğer insanlar tarafından çok kolay bir şekilde fark ediliyor. Bu durumu bazı insanlar bir ‘doğallık’ olarak, bazı insanlar ise bir ‘kabalık’ olarak değerlendiriyor.
Elbette her görüşe saygımız var ama Adanalının bu davranışı doğallıktan kaynaklanıyor. Adanalı çok doğal insanlardır ve bu doğallıkları her zaman farklı bir heyecana ve coşkuya dönüşüyor. İşte bu coşku ve heyecan Adanalıları tanımayan insanlar tarafından zaman zaman farklı anlaşılabiliyor.
Bu vesile ile gerek yurt içinde ve gerekse de yurt dışında yaşayan gurbetçi Adanalıların çektiği memleket hasretini küçücükte olsa anlatmış ve az da olsa hatırlamış olduk. Memleket hasreti çeken Adanalılar da umarım en yakın zamanda bu hasretlerini giderme fırsatı bulurlar.

