Deprem yönetmeliği düzenlemesi yapılmasının hemen ardından gözler arsası büyük eski apartman binalarına çevrildi. İnsanlar eski evlerinden kurtulup yerine lüks bir konuta kavuşma hayali kurarken zaman zaman bu hayalleri hüsrana dönüşebiliyor.
Maalesef ülkemizde inşaat sektörü son zamanlarda getirisi yüksek ve karlı bir iş olarak görüldüğü için birçok kişi bu alanda yatırım yapmak istiyor. Fakat bu iş belli bir bilgi birikimi, belli bir tecrübe istiyor. Öyle önüne gelen her insanın yapmaması gereken bir iş aslında… Fakat bazı insanlardaki para hırsı maalesef hiç bilmediği, hiç anlamadığı sektörlere yatırım yapmasına neden oluyor.
İşte bu sektörlerin başında ise inşaat sektörü geliyor. Günümüzde eline üç beş kuruş para geçen pek çok insan ya arsa alıp üzerine apartman yaparak para kazanmaya çalışıyor veya birkaç kişi ikna edip onlarca insanın yaşadığı depreme dayanıksız bir binaya alelacele yıkarak insanları mağdur ediyor ve maalesef bu mağduriyeti yaşayan insanlar için artık her şey çok geçmiş oluyor.
Şöyle ki bir insan çok kolay bir şekilde müteahhit olabiliyor ve sonrasında da kentsel dönüşüm projeleri kapsamında göz koyduğu bir apartman binası için resmi işlemler başlatıp sonrasında bakanlıktan bina yıkımı için ayrı, bina yapımı için de ayrı destekleme alıp kolayca kredi çekebiliyor ve tüm bunlara rağmen yine de taahhüt etti işleri yapmadan insanları ortada bırakabiliyor. Hatta temelini attığı apartman binasındaki konutları satıp bir anda ortadan kaybolabiliyor. Ya da iflas ettim diyebiliyor ve inşaatı yapmak için ayrıca para isteyebiliyor.
Yakın bir tarihe kadar o kadar çok kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkılan ve yıkılmaya devam eden bina var ki bunları görmek için çevremize şöyle bir göz attığımızda rahatlatan görebiliyoruz. Fakat artık insanların bu konuda çok bilinçli davranması gerekiyor. Çünkü konuyla ilgili o kadar çok mevzuat, o kadar çok teknik detay ve ilgili kanun maddesi var ki, bunları normal bir insanın bilmesi ve tüm bunlar karşısında haklarını koruyabilmeleri mümkün değil. Bu nedenle insanların içinde yıllardır yaşadıkları konutları yani apartman binalarını yıkmak isteyen müteahhitte karşı haklarını bilmeleri, bunun için de öncelikle araştırma yapmaları gerekiyor. Aksi takdirde vatandaş haklarını bilmediği için karşısında konuşan ve 3-5 kelimede kanun ve teknik bilgi sıralayan kişi karşısında hiçbir şey söyleyemiyor.
Şu anda yaşadığı apartmanın yıkılması ve yerine taahhüt edilen modern ve depreme dayanıklı konutların yapılmaması nedeniyle mahkemelik olan binlerce insan var. Bu konuda konut sahiplerini koruma altına alma adına kanun maddelerinin caydırıcı ve vatandaştan yana olması gerekiyor. Bu konuda büyük rantlar olduğu için insanları kolayca ikna etme girişimi adı altında, aslında resmen insanlar tehdit ediliyor. Şöyle ki; ‘Hukuki sürecin başlatılması durumunda depreme dayanıklı olmayan binanın yıkılmasına karşı çıkan kişi ya da kişilerin kanun karşısında suçlu bulunuyor’ şeklindeki beyanatlarla insanları gözdağı veriliyor.
Aslında burada çok farklı bir durum söz konusu… Hiçbir insan depreme dayanıklı olmayan bir evde yaşamak istemez. Fakat her isteyene de yıllardır içinde yaşadığı evi yıktırmak istemeyebilir. Şöyle ki bir apartmanda 30 kişi yaşıyorsa bunlardan 25 daire sahibi bir müteahhitte kentsel dönüşüm projesi adı altında haklarını devredebilir. Geriye kalan 5 kişi ise belki de başka bir müteahhittin o binayı yıkıp yerine daha lüks ve daha konforlu bir bina yapacağına inanabilir ve bu nedenle de için bu duruma karşı çıkabilir. Fakat 25 kişinin hakların devretti müteahhit geride kalan 5 konut sahibini; ‘İsterseniz haklarınızı devretmeyin. Fakat konuyla ilgili dava açıldığında siz zararlı çıkarsınız ve hatta yıkım işlemini geciktirdiğiniz için bundan dolayı geçen zaman diliminde yapılması gereken iş için işçilerin yevmiyesini siz ödemek zorunda kalırsınız.’ gibi söylemlerle insanlara aba altından sopa gösteriyor.
Siz siz olun mağdur olmadan haklarınızı iyice araştırın ve haklarınızı devretmeden 3 defa düşünün…

