logo

Karadeniz’den Akdeniz’e Uzanan Sağlık Öyküsü

Trabzon’da yaşayan yaklaşık 5 ay önce Hidrosefali hastası olduğunu öğrenen 25 yaşındaki genç, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Beyin Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz tarafından beynine şant cihazı yerleştirilmeden nöroendoskopik teknikle tedavi edilerek sağlığına kavuştu ve memleketi Trabzon’un yolunu tuttu.

ADANA (GÜNEY HABER)-Trabzon’da yaşayan yaklaşık 5 ay önce Hidrosefali hastası olduğunu öğrenen 25 yaşındaki genç, Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Beyin Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz tarafından beynine şant cihazı yerleştirilmeden nöroendoskopik teknikle tedavi edilerek sağlığına kavuştu ve memleketi Trabzon’un yolunu tuttu.

Trabzon’da yaşayan 25 yaşında ki Sercan Çakır bundan yaklaşık 5 ay önce başağrısı, unutkanlık ve buna bağlı çeşitli şikâyetlerle çeşitli sağlık merkezlerine başvurdu. Çakır sonrasında yaptığı çeşitli araştırmalar sonrası Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Beyin Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz’a başvurdu. Çakır’a yapılan tetkikleri sonrası konulan hidrosefali teşhisinin ardından şant cihazı yerleştirmeden nöroendoskopik teknikle tedavi uygulandı. Çakır uygulanan tedavi yöntemiyle çok kısa zamanda sağlığına kavuşarak taburcu oldu ve memleketi Trabzon’a uğurlandı.

HİDROSEFALİ HASTALARI ŞANT CİHAZI YERLEŞTİRMEDEN TEDAVİ EDİLEBİLİYOR

Sercan Çakır’a uygulanan tedavi yöntemiyle ilgili bilgi veren Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Beyin Cerrahi Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz, hidrosefali hastalarının bir kısmını şant cihazı yerleştirmeden nöroendoskopik teknikle çok daha kısa sürede tedavi edebildiklerinin altını çizdi. Yılmaz hidrosefalinin, beyin içindeki ventriküllerde(karıncıklar) bulunan ve kanallar vasıtası ile dolaşımı sağlanan beyin omurilik sıvısı üretimi ve emilimi arasındaki dengenin bozulması sonucu beyin omurilik sıvısının birikimi ile ortaya çıkan bir durum olduğunu dile getirerek, Yaklaşık 1000 canlı doğumunda 3-5 kişi oranında görülmekte olduğuna değindi.

Gerçekte hidrosefalinin tedavisinde endoskopik yöntemin ilk kez 20. Yüzyılın ilk çeyreğinde kullanılmaya başlandığını, ancak endoskopik sistemlerin teknik yetersizliğinden dolayı rutin tedavide yer almadığını belirten Yılmaz, hidrosefalinin tedavisinde çoğunlukla şant cihazlarının kullanıldığını, Şant cihazı yerleştirilerek tedavi edilen hidrosefali hastaları şanta bağımlı hale geldiğinin altını çizdi.

Yılmaz, teknolojik gelişmelere parelel olarak endoskopik sistemlerin optik, kamera, monitör ve cerrahi el aletlerindeki gelişmeleri ile, günümüzde nöroendoskopik yöntemi kullanarak, özellikle ventrikül içinde tıkanma ve hidrosefaliye sebep olan, kanama, atrezi, tümör gibi hastalıkları tedavi edebildiğine vurgu yaparak, Hasta Sercan Çakır’ın,  tetkikler neticesinde beyin karıncıkları arasında bağlantıyı sağlayan kanalda tıkanma olduğunu tespit ettiklerini. Şant cihazı yerleştirmeden nöroendoskopik yöntemle yaklaşık 1cm çapında açılan küçük bir delikten özel geliştirilmiş cihazlar kullanarak hidrosefaliyi başarılı bir şekilde tedavi ettiklerini.  Bu yöntemin hem ameliyat süresini kısaltmakta olduğunu hem de hastaların şanta bağımlı olarak yaşamaktan kurtulduğunu sözlerine ekledi.

Özel sektörde çağrı merkezinde çalışan ve çok yakın bir zamanda nişanlanarak ardından da nkah yapan Sercan Çakır ise uzun zamandır başağrısı ve unutkanlık şikâyetleri ile yaşadığını Trabzon’da gittikleri klinikte çekilen beyin filmlerinde hidrosefali tespit edilmesi üzerine ileri tetkik ve tedavi amacı ile Adana Balcalaı Hastanesi’ne geldiklerini belirterek, burada yapılan tedavisi sonucu sağlığına kavuşmasından dolayı son derece mutlu olduğunu söyledi. Adeta kendisini yeniden doğmuş gibi hissettiğini dile getiren Çakır, sağlığına kavuşmasında emeği geçen tüm sağlık personeline teşekkür etti.

Share
1173 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.