Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük, referanduma ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
“Referandum sürecini demokratik ve hukuksal boyutlarıyla takip edeceğiz”
Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük, 16 Nisan’da Anayasa değişikliğinin değil ülkenin kaderinin oylanacağını, yapılmak istenenin OHAL uygulamasıyla Kanun Hükmünde Kararnamelerle TBMM’nin devre dışı bırakılması olduğunu vurguladı. Küçük, 16 Nisan 2017 tarihinde Anayasa değişikliğinden ziyade ülkenin kaderinin, Cumhuriyetimizin 93 yıllık kazanımlarının, hukuk devleti ve katılımcı demokrasi ilkelerinin oylanacağına dikkat çekti.
ADANA (GÜNEY HABER)- Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük, 16 Nisan’da Anayasa değişikliğinin değil ülkenin kaderinin oylanacağını, yapılmak istenenin OHAL uygulamasıyla Kanun Hükmünde Kararnamelerle TBMM’nin devre dışı bırakılması olduğunu vurguladı.
Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük, 16 Nisan 2017 tarihinde Anayasa değişikliğinden ziyade ülkenin kaderinin, Cumhuriyetimizin 93 yıllık kazanımlarının, hukuk devleti ve katılımcı demokrasi ilkelerinin oylanacağına dikkat çekti.
Av. Küçük, “16 Nisan’da yapılacak Anayasa değişikliği Referandumunda ülkemizin yaklaşık 180 yıllık yasalaşma ve meclis iradesini ön plana çıkaran katılımcı demokrasi geleneğinin sonlandırılarak, kuvvetler ayrılığına dayalı parlamenter sistemi tek adam rejimine dönüştürecek, sistem içerisinde denge denetleme ve kontrol unsurlarının yer almadığı, dünyada örneği olmayan bir sistem oylanacaktır” dedi.
DARBE ANAYASASI
1982 darbe döneminde dayatılan anayasanın meşru ve demokratik bir anayasa olmadığına vurgu yapan Baro Başkanımız Av. Küçük, “1982 Anayasası aradan geçen sürede birçok maddesi değişse bile halen demokratik değildir. Çünkü anayasalar toplumsal mutabakatlarla hazırlanır ve toplumun her kesiminde karşılıklı görüşmeler sonrasında yapılmalıdır. Anayasa değişikliği ile yapılmak istenen yeni sistemde fesih yetkisinin olmadığı söylemi, bunu bizzat cumhurbaşkanının ifade etmesi gerçeği yansıtmamaktadır. Mevcut metin içerisinde fesih kelimesi geçmiyor ancak; metnin içinde cumhurbaşkanına seçimleri yenileme yetkisi verilmesi içinde fesih kelimesi geçmese bile fesih anlamı taşımıyor mu? Halkı yanıltıyorlar, aldatıyorlar” şeklinde konuştu.
EYALET TEHLİKESİ VAR
Adalet ve Kalkınma Partisi’nin iktidar olduğu günden bu yana tek başına iktidar olduğunu unutarak ülkede Hükümet ve Cumhurbaşkanı kavgası ve uyumsuzluğu varmış gibi meydanlarda “çift başlı” tanımını yapmasının tamamen yurttaşı yanıltma anlamı içerdiğini belirten Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük, “15 yıldan buyana öyle iddia edildiği gibi çift başlılık diye bir şey yok, tam tersi mevcut sistemde cumhurbaşkanı olarak bu yetkilerin hepsini zaten bizzat fiilen kullanıyor. Tek adam hegemonyasının olduğu ülkelerin neler yaşadığına tüm dünya şahit, örnek olarak Ruanda, Libya, Irak, Suriye gibi ülkelerde tek adama bütün yetkilerin verildiği bu ülkelerin başına neler geldiğini hepimiz biliyoruz. Bu anayasa değişikliğinde çok önemli bir madde ise seçilen başkanına kamu kurumlarının yapısını değiştirme yetkisi veriliyor, ülkemizde illerin ilçelerin kaldırılması yenilerinin kurulmasını getiren çok tehlikeli bir madde var. Başkan isterse bu il ve ilçe değişikleri sonunda bir bölgeyi eyalet olarak bile kanun hükmünde kararname ile oluşturabilir” diye konuştu.
Baro Başkanı Avukat Veli Küçük, siyasi iktidarın getirmek istediği sistemin dünyada örneğinin olmadığını, 16 Nisan’da “EVET” çıkması karşılığında bu sistemin başkanlık sistemi olmadığın başkan veya başkancı sistem olacağını belirterek “Bu sistem Yasama, yürütme ve yargıyı tek bir kişinin belirlemesine imkân sağlıyor. Bu yetkilerin bir kişide toplandığı dünyada başka bir örnek yok. Mesela G-20 ülkelerinin içinde 18 tanesi parlamenter sistemle yönetilir. Fransa’da yarı başkanlık sistemi var, ABD’de iki meclisin olduğu Temsilciler meclisi ve Senato var” dedi.
TUTUKLU GAZETECİLER
16 Nisan’da yapılacak referandum için siyasi iktidarın tercihi olan ‘Evet’ demenin “Hayır” demekten daha kolay olduğu, “Hayır” diyenler açısından toplumda bir baskı, korku ve endişe oluştuğunu ifade eden Baro Başkanımız Av. Küçük, “2 yıldan bu yana cumhurbaşkanına hakaret gibi iddialarla açılan davaların sayısına baktığımızda cumhuriyet tarihi boyunca rekor bir sayıdır. Türkiye’de basın özgürlüğü ve haber alma özgürlüğü ciddi yara almıştır. Tutuklu olan gözaltına alınan, hakları ellerinden alınan gazetecilerin birçoğu gazetecilik mesleğinden dolayı işini yapamamaktadır. Bunların örgütlerle açıklanması mümkün değildir. Bakınız yaygın basına hayır kampanyası haberlerini verebilir televizyon ve gazete sayısı ortadadır, bu yönde ciddi baskı bulunmaktadır. “EVET” kampanyasına destek olan ve haberlerini yanlı yapan medya oranı yüzde 97 oranındadır, hatta daha fazladır. Ciddi bir korku ortamı yaratıldı, insanlar bir araya gelmeye ve görüşlerini açıklamaya korkar hale gelmiştir. Türkiye Cumhuriyetinin hiçbir döneminde bu kadar tutuklu gazeteci olmamıştır. Bunu biz demiyoruz uluslararası kuruluşlar açıklıyor. Adana valiliği 1 ay süreyle toplantı ve yürüyüş yasakları kararı aldı ve bu süreyi ili kez uzattı. Kaynağını anayasadan alan ahimden alan bu özgürlüğü ben yaptım oldu diyerek kısıtlarsanız bir korku toplumu yaratırsınız”
PARTİLİ CUMHURBAŞKANI
16 Nisan’da “EVET” çıkması durumunda Cumhurbaşkanın meclise girecek milletvekillerini kendinin belirleyeceğini, yardımcıları, bakanları ve yüksek yargıyı belirleyeceğini ifade eden Av. Küçük şöyle konuştu; Cumhurbaşkanının Referandumu 15 Temmuz darbe girişimi süreci ile eş değer tutması, parlamenter sistemin vesayet sistemi olduğu gibi söylemleri gerçek ile bağdaşmaz. Tam tersi tüm yetkilerin tek bir kişide toplandığı sistemler kapalı, şeffaflığın ve yargı denetiminin olmadığı sistemlerdir. ‘Egemenlik kayıtsız şartsız millete aittir’ ilkesinin temsil noktası Türkiye Büyük Millet Meclisi ana ve belirleyici unsur kalmalıdır. Seçilecek milletvekillerini, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, danışmanlarını, Yüksek Yargı üyelerinin büyük bir çoğunluğunu tek bir kişinin belirlediği sistem katılımcı ve demokratik olamayacaktır.”
BARO SEÇİMLERİ TAKİP EDECEK
Adana Baro Başkanı Av. Veli Küçük, Adana Barosu olarak 16 Nisan’daki referandumda seçim bölgelerinde ve seçim kurullarında ektin görev üstleneceklerini ifade ederek, “Baromuzca 16 Nisan Referandum süreci hukuksal ve demokratik boyutlarıyla takip edilecektir. Meslektaşlarımız, oy verme ve oy sayma işlemleri tamamen bitene kadar görev yapacaklar. Oy verme ve sayma işlemlerinin hukuka uygun yapılıp yapılmadığını gözlemleyecekler. Tüm görevliler ve yurttaşlarımız hukuki olmayan, seçim ve sandık güvenliğini ihlal eden herhangi bir durumla karşılaştıklarında Referandum Sandık Güvenliği Eşgüdüm Merkezimiz ile irtibata geçip, destek ve yardım isteyebilirler. Merkezimiz sandık bölgelerinde yaşanacak her ihlali tutanak altına alıp, ilgili makamlara ulaştıracaklar” dedi.

SEZER: “ÖMK REVİZE EDİLSİN, SINAV TARTIŞMASI SON BULSUN”
ÇUKUROVA HAVALİMANI DAİMİ “HAVA HUDUT KAPISI” OLDU
ADANA’DA “İHTİYAÇ BANKASI” AÇILDI
TÜRKİYE CUMHURİYETİ’NİN 99’UNCU YIL COŞKUSU
ADANALILAR ALEYNA TİLKİ İLE CUMHURİYET BAYRAMI’NI KUTLADI
