logo

10 Mayıs 2019

Çulhaoğlu; “Kanada’ya tohumunu sattığımız mercimeği bu ülkeden ithal eder olduk”

Ülkemizde sürdürülebilir bir milli tarım politikası uygulanmasını talep eden İyi Parti Adana Milletvekili Dt.Mehmet Metanet Çulhaoğlu; İhraç edilmek üzere gönderilen meyve ve sebzelerin hastalık taşıdığı için ülkemize geri iade edilmesinin araştırılması ve  iade edilen bu ürünlere ne olduğu, Çukurova, Harran ve Menderes ovalarındaki pamuk üreticilerine uygulanan kotanın ivedi olarak kaldırılması, Aşırı yağış sebebiyle mağdur olan adana ve çevre illerdeki çiftçilerin ve Tarsim Sigortası olmayan çiftçilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi için Türkiye Büyük Millet Meclisinde araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.

ADANA (GÜNEY HABER)- Ülkemizde sürdürülebilir bir milli tarım politikası uygulanmasını talep eden İyi Parti Adana Milletvekili Dt.Mehmet Metanet Çulhaoğlu; İhraç edilmek üzere gönderilen meyve ve sebzelerin hastalık taşıdığı için ülkemize geri iade edilmesinin araştırılması ve  iade edilen bu ürünlere ne olduğu, Çukurova, Harran ve Menderes ovalarındaki pamuk üreticilerine uygulanan kotanın ivedi olarak kaldırılması, Aşırı yağış sebebiyle mağdur olan adana ve çevre illerdeki çiftçilerin ve Tarsim Sigortası olmayan çiftçilerimizin mağduriyetlerinin giderilmesi içinTürkiye Büyük Millet Meclisinde araştırma komisyonu kurulmasını talep etti.

Çulhaoğlu TBMM’de yaptığı konuşmasında şunları söyledi ;

İhraç ettiğimiz tarım ürünlerinin tekrar ülkemize iade edilmesinin nedenlerinin ve sonuçlarının araştırılması, sonuç itibarıyla yine aynı sorunlarla karşılaşmamak için alınacak önlemlere ilişkin olarak tedbirlerin alınması amacıyla on yedi yıllık AK PARTİ iktidarında 82 milyon vatandaşımız, özellikle tarım sektöründeki çiftçilerimiz için sürdürülebilir bir millî tarım politikası ortaya konulmadığı için hâlâ ithalata devam etmekteyiz; samanı bile ithal ettik. Çay, patates, soğan, pirinç, pamuk ithal ettik. Müslüman Türk milletinin yemesi için Sırbistan’dan, Bulgaristan’dan, Fransa’dan, Ukrayna’dan ve birçok ülkeden canlı hayvan ve hazır et ithal ettik. Kanada’ya tohumunu sattığımız mercimeği bu ülkeden ithal ettik. Azerbaycan’dan, Suriye’den, İran’dan, Özbekistan’dan, Mısır’dan, Kazakistan’dan, Rusya’dan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nden, Bulgaristan’dan ve Irak’tan soğan ithal ettik arkadaşlar, soğan.

Yerli tohumu yasaklayarak güzel ülkemize İsrail’den aldığınız ne idiği belirsiz tohumları sizler ektirmediniz mi? “Buğday ambarı” diye tabir ettiğimiz ülkemizde buğday ithal edecek duruma düştük. “Topraklarımızı koruyoruz ve gıdada GDO’ya geçit yok.” denildi, 2002-2018 yılları arasında 3,4 milyon hektar alan tarım dışı kaldı, ekilmekten vazgeçildi.

Neredeyse tarım sektöründeki her şeyi ithal ederken ihraç ettiğimiz tarım ürünlerimizde, özellikle de meyve sebze ihracatında hayal kırıklığı yaşamaktayız. Daha yeni, 2019 Martta Ukrayna’ya yaptığımız 38 ton domates ihracatı ülkemize geri iade edilmiş; gerekçesi, Güney Afrika güvesine rastlanmış. Rusya’ya 20,8 ton çilek ihraç etmişiz, ülkemize geri iade edilmiş; gerekçesi hep aynı, hep aynı. Yok çiçek tripsi, yok domates güvesi, yok klorpirifos zehri, kükürt dioksit gibi zararlı kimyasallara rastlandı denilerek ihraç edilen meyve ve sebzeler geri iade ediliyor.Peki, bu ürünler ülkemize iade edildikten sonra neler oluyor? İşte burası çok önemli değerli milletvekilleri. Yurt dışındaki vatandaşların yemeyip insan sağlığına zararlı olduğu için iade edilen meyve ve sebzelerin imha edilmesi ve tutanaklarla bunların tespiti gerekmektedir. Tarım ve Orman Bakanlığının bunu resmî web sitesinden duyurması gerekiyor. Yoksa iç piyasada satışa çıkarılarak vatandaşlarımıza yediriliyor mu? Bunların çok iyi araştırılması gerekiyor.

Bu nedenle İyi Parti olarak, ihracattan geri dönen tarım ürünlerinin geri gönderilmesinin nedenlerinin ve sonuçlarının araştırılması ve sorunların tekrarlanmaması için gerekli önlemlerin alınması ve iade edilen ürünlerimizin ne yapıldığının kamuoyuyla paylaşılması amacını taşıyan Meclis araştırma önergemizi Anayasa’nın 98’inci, İç Tüzük 104 ve 105’inci maddeleri gereğince Meclis araştırması açılmasını arz ediyoruz.

Değerli milletvekilleri, değerli arkadaşlar; ağırlıklı olarak Çukurova, Harran ve Menderes ovalarında pamuk üretimi yapılmaktadır. Pamuk eken çiftçilerimiz, bölge ve illere göre 600-700 kilogram verim alan yerlerde bakanlığın tarım teşkilatlarının belirlediği rakamlara göre müstahsil makbuzu keserek dosyasını teslim ediyor ve prim alıyordu. Bu yıl dekar başına 500-550 kilogramdan fazlasına ürün primi verilmeyeceği yönünde karar alındığı, bunun üreticinin yüzde 30 civarında gelir kaybına neden olacağı ve bu konunun ivedi olarak ele alınarak mağduriyetlerin giderilmesi gerektiğini ifade ediyorum.

Adana ve çevre illerde aşırı yağış ve dolu, sebze ekilen tarlalarda, seralarda, portakal bahçelerinde, buğdayda büyük zararlara neden olmuştur. TARSİM Sigortası olmayan çiftçilerimiz mağdur olmuş. Tarım Bakanlığı yetkililerinin hızlı bir şekilde hasar tespiti yaparak çiftçilerimizin mağduriyetlerinin bir an önce giderilmesini arz ediyorum.”

Share
72 Kez Görüntülendi.

Yeni Yorumlar Kapalı.